Ne olur sabaha karşı rıhtımda
Çocuklar pia’yı görseler
Bana haber salsalar bilsem
İçimi büsbütün yıldız basar
Bir hançer gibi çıkıp giderdim
Ben bir şehre geldiğim vakit
O başka bir şehre gitmese
Singapur yolunda demeseler
Bana bunu yapmasalar yorgunum
Üstelik parasızım, pasaportsuzum
Pia Mater serisindeki isimler ve kavramlar rastgele seçilmemiş gibi duruyor. Okurken karşıma çıkan bazı isimleri tek tek not almaya başladım çünkü her birinin geçmişte ayrı bir karşılığı var. Kitap boyunca birçok bilim insanına, filozofa ve düşünsel göndermeye yer verilmiş olması çok hoşuma gitti. Sanki sadece bir hikâye okumuyormuşuz da satır aralarında başka dünyalara da dokunuyormuşuz gibi.
Pia Matter serisi gerçekten diğer kitaplardan biraz farklı bir yerde duruyor. İçinde bilim var ama öyle ağır akademik bir dille değil; hepimizin rahatlıkla anlayabileceği bir şekilde anlatılıyor.
Kitapta çok hoşuma giden bir detay daha var: Metnin altında küçük numaralar görüyorsunuz. Bu numaralar kitabın arka kısmındaki kaynakçaya gönderme yapıyor. Yani okurken “Bu bilgi nereden geliyor?” diye merak ederseniz, en arkadaki bölümden kaynağına bakabiliyorsunuz. Ayrıca yazar, kitabın sonunda bir notla; metnin büyük bir bölümünün gerçek bilimsel bilgilerden yola çıkarak yazıldığını ve tüm kaynakların açıkça paylaşıldığını belirtiyor. Bu şeffaflık gerçekten çok hoşuma gidiyor.
Ve tabii isimlerdeki o ince detay!
İlk kitabın adı Pia Matter; beynin en içteki, incecik ve hassas zarı olan pia materdan esinlenilmiş. Sonra Arachnoid Matter, beynin orta zarı olan arachnoid mater’den geliyor. Üçüncü kitap Dura Matter ise beynin en dıştaki güçlü ve koruyucu zarı olan dura mater’e gönderme yapıyor. Yani yazar karakter ve bölüm isimlerini doğrudan beyin zarlarından ilham alarak oluşturmuş.
Zaten yazar Serkan Karaismailoğlu, Türkiye’de nörobilim alanında tanınan bir isim. Bilimi herkesin anlayabileceği bir dile dönüştürmekte oldukça başarılı. Bu yüzden Pia Matter serisinde kurgu ile bilimin bu kadar doğal birleşmesi hiç şaşırtıcı değil.
karaisma