İnanması güç gelse de, yumuşak başlılar ve kaçınan kişiler bile denetleyici olabilirler. Ancak onlar saldırgan olmaktan çok yönlendirici olma eğilimini taşırlar.
Örneğin, yumuşak başlılar duygusal desteğe ihtiyaç duyduklarında bir arkadaşları için bir iyilik yapabilirler. Sevecen davranarak karşı taraftan sevgi göreceklerini umarlar. Daha sonra beklemeye geçer ve yaptıkları iyiliğin karşılığını görmeyi beklerler. Bu bekleyiş kimi zamam yıllar sürebilir. Özellikle de, akıllarından ne geçtiğini bilmeyen birisine iyilik yapmışlarsa.
Pek çok kişi sevgiye direndikleri için kendilerini sorumlu görmezler. Etraflarında çok sevgi vardır, ancak yalnızlıklarının kendi eksikliklerinden, yani bu sevgiye karşılık vermemeşerinden kaynaklandığını fark etmezler. Oysaki bu kimseler, etraflarına şu mesajı vermektedirler: "Başkalarının sevgisi 'içeri' giremez."
Bu ifade, başkalarının sevgisine karşılık verme sorumluluklarını boşa çıkarır. Sevmek ve sevilmek alanlarında sorumluluktan kaçmak için zarif manevralar yaparız, halbuki kalplerimizin bize ait olduğunu kabul etmeli ve bu alandaki zayıflıklarımız üzerinde çalışmalıyız. Bu, bizfe yaşamım kapılarını açacaktır.
Seçimlerimizin sorumluluğunu almamız gerekir. Bu şekilde, "öz denetim" mekanizmasının meyvesini elde edebiliriz.
Yaygın sınır sorunlarından biri de, seçimlerimize sahip olmamak ve onların sorumluluğunu başkasına yüklemektir.
"Onun yüzünden öyle yapmam gerekti" veya "Bana o yaptırdı."
Bu cümleler, davranışlarımızdaki aktif taraf olmadığımızı düşündüğümüzü gösteren cümlelerdir..
Duygu oluştuğu zaman, onun hakkında, "Bir sigara istiyorum," şeklinde düşünmek yerine, gerçekten ne olduğunu tanımlayın: Bedeniniz nikotinden kurtuluyor.