Ancak yapabileceğimiz şey, zayıf davranışlar sergileyen kişilere maruz kalmamızı engelleyecek limitler belirlemektir, çünkü biz bu kişileri değiştiremeyiz veya onları doğru davranışlat sergilemeye zorlayamayız.
Yanlış şeyleri sevmekten veya süreklilik arz etmeyen şeylere değer vermekten kaynaklanan denetimsiz davranışların sorumluluğunu üstlendiğimizde veya aslında bize bir şey vermeyen şeylere değer veren bir kalbimiz olduğunu itiraf ettiğimizde içimizdeki kalbi değiştirebiliriz.
Sınırları belirlemek, seçimlerimizin sorumluluğunu üstlenmeyi de içerir.
Seçimleri belirleyen sizsiniz.
Seçimlerinizin sonuçlarına katlanması gereken de sizsiniz.
Sonuçta mutlu olmanızı sağlayacak seçimleri yapmanızı engelleyen kişi gene siz olabilirsiniz.
Seçimlerimizin sorumluluğunu almamız gerekir. Bu şekilde, "öz denetim" mekanizmasının meyvesini elde edebiliriz.
Yaygın sınır sorunlarından biri de, seçimlerimize sahip olmamak ve onların sorumluluğunu başkasına yüklemektir.
"Onun yüzünden öyle yapmam gerekti" veya "Bana o yaptırdı."
Bu cümleler, davranışlarımızdaki aktif taraf olmadığımızı düşündüğümüzü gösteren cümlelerdir..