"Öyle kırık pencereli de olsa viranemize eteklik kumaşlardan giysiler dikip yaşıyorduk. Hepimiz “bize bir şey olmazlarla” rütbeli gamsız.
Hepimiz bencillik şatomuzda damsız.
Hepimiz, bir başkasının hayal kırıklığı olmuş merhamet çölümüzde sanki bir haltmışız gibi debeleniyorduk."