İç karartıcı bir yaşam öyküsü. Ağır. Her şey çok ağır. Dili mi, birbiri ardından gelen alakasız paragraflardan oluşan karışık anlatım tarzı mı bilmiyorum, bu kitapta ağır olan bir şeyler var.
Yaşananların ağırlığı mı bu?
Çarpık cinsel ilişkileri daha küçük yaşta tadıp bu zevklerin hayatı boyunca peşinden gidecek, özgür ruhlu, asi, gecelerin soğukluğunu hayatı boyunca hisseden bir kadın Tezer.
Kitap bir kış sabahı gibi hissettiriyor insana. Ama karsız bir İzmir sabahı gibi. Soğuk, donuk ve karsız. İşlerine veya okullarına gitmek için dışarıya çıkan insanlar dışında kimselerin olmadığı sokaklar kadar da yalnız. Gri rengi gibi bir his bu.
Kısacık bir kitap olmasına karşın 150 sayfalık akıcı bir kitap verilse elime onu daha hızlı okurdum herhalde. Dili ve anlatımı beni o kadar zorladı ki.
Bilmiyorum.
Kitaptaki gerçeklik bir elektroşok dalgası gibi yayıldı bedenime. Nasıl o eleştroşokları kaldırdı bedenin Tezer?
Beğendim mi, beğenmedim mi hala anlayabiliyor değilim.