“Hayatı anlamadan geçip gidiyoruz. Olgunlaşmak kalbin daha hassas, kanın daha sıcak, zekânın daha işlek, ruhun daha huzurlu olması demek. İçlerinde böyle bir canlılık, böyle bir hayat çoşkunluğu duyanlar dünyanın biricik hakîmleridir. Bütün diğer hükümdarlıklar bu saltanatın maddîleşmesi, fakirleşmesidir. Bir nevi tiyatro krallığı. gerçek hükümdarlar ebediyen hükümrandırlar, hazineleri yağma edildikçe zenginleşirler.”