**Bu kitabı okurken İstanbul’un eski bir sokağında yürüyor, deniz kokusunu içine çekiyor ya da bir kahvehanede bir dostla laflıyor gibi hissedersin.
Şiirler ilk bakışta çok basit görünür; 'Bunu ben de yazarım’ hissi uyandırır. Ama o sadeliğin arkasında öyle naif bir hüzün ve yaşama sevinci vardır ki, bittiğinde durup bir noktaya dalarsın.
Yormayan ama iz bırakan bir akıcılığı var. Kitabın adı gibi; onun sadeliğine karşı içinizden hep 'Sakın şaşırma’ demek geçiyor.
**