Döndüğümde evlendim. Mutlu aile yaşantım, beni yaşamın anlamını arama çabamdan uzaklaştırdı. O zamanlar düşüncelerim ailem, eşim, çocuklarım ve hayat tarzımızı iyileştirme kaygım üzerine yoğunlaşmıştı. Kişisel mükemmeliyete ulaşma çabam ki çoktan gelişim arzusuna ve genel mükemmeliyet arayışına dönmüştü artık ailem ve benim için en iyisini bulma çabasına dönmüştü.
Niye kitap okumuyorlar?" demek "Niye piyano çalmı- yorlar?" demek gibi bir şeydir. Kafayı kitap okumağa alıştır- mak, parmakları piyano çalmağa alıştırmaktan kolay değil- dir. Ona göre yetişmek, hazırlanmak lâzım gelirdi. Okumak, bir kitaptan alınan elemanlarla kendine bir manevî dünya yapmak, onun içinde tek başına yaşayabilmek demektir. Bu, tâ çocukluktan başlamış uzun itiyatlar ve egzersizler neticesi- dir. Ekseri zekâlar işlemek için mütemadiyen dürtüşlenmeğe muhtaçtır; bu ise ancak konuşmalar, münakaşalar, şakalarla olur. Hatta o heyecanlar, ağız dalaşları içinde oynanan kâğıt, tavla oyunlarına da pek hor bakmamak lâzımdır.
Kafa ve ruh sıhhati için en büyük tehlike demek olan durgunluğu, heyecansızlığı gideren her şey faydalıdır.
Zararına gelince, böyle yerlerde bu nev'i kumarbazlığın getireceği zarar nihayet iki fazla kahve parasıyle bir paket tütünden ibarettir.