• A tough life needs a tough language - and that is what poetry is. That is what literature offers - a language powerful enough to say how it is. It isn’t a hiding place. It is a finding place.
  • ''Je suis né comme le rocher, avec mes blessures.
    . . .
    J’ai de naissance la respiration agressive

    I was born like the rock, with my wounds.
    . . .
    From birth I have had an agressive breathing.'' Rene Char

    https://brooklynrail.org/2007/12/poetry/ren-char
  • Eserin muhtevası ve üslûbu hakkında bir sonraki kısımda yer alan A. Ögke’nin makalesinde bilgi verilmiştir. Bu sebeple biz burada daha çok eserin yazma nüshaları, baskıları, tercümeleri ve üzerinde yapılan çalışmalar gibi birtakım teknik hususlarda bilgi vermeye çalışacağız.
    Mecâlis-i Seb’a, Mevlana’nın, büyük ihtimalle Şems-i Tebrîzî ile karşılaşmasından önce verdiği vaazların bir kısmının Sultan Veled veya Çelebi Hüsameddin tarafından not edilmesiyle bir araya getirilmiş bir eserdir. Ancak bu derlemenin olduğu gibi bırakılmamış, daha sonra esas metne bazı ilaveler yapılmıştır. Kitabın bazı bölümlerinde Sultan Veled’in İbtidâ-Name adlı mesnevîsinden de beyitlere rastlanması, bu eserin onun tarafından derlendiği veya en azından metne yapılan ilave ve tashihlerin onun tarafından gerçekleştirildiği ihtimalini güçlendirmektedir. [66]
    Eserin en eski ve en önemli nüshası Mevlana Müzesi Kütüphanesi’nde 79 no.lu mecmua içerisindedir. Bu nüshanın istinsah tarihi 753/1352’dir. İstanbul Selim Ağa Kütüphanesi’nde 788/1362 tarihli bir nüshası olduğu belirtilen eserin bir diğer nüshası da Süleymaniye Kütüphanesi Nafiz Paşa, no: 336’da kayıtlıdır.
    İlk defa 1315’te Tahran’da basılan kitap yine Tahran’da üç defa daha basılmıştır. Bunlar Feridun Beg’in tarihsiz neşri, Tevfik Sübhânî’nin 1365 ve 1373’te iki defa basılan neşri ve Cevâd Selmâsî-zade’nin 1379 neşri. Bunlar arasında, Konya nüshası esas alınarak hazırlanmış olan Tevfik Sübhânî’nin neşri ilmî çevrelerce daha fazla kabul görmektedir.
    Türkçeye ilk olarak “Mevlana’nın Yedi Öğüdü” adıyla çevrilen Mecâlis Farsçası ile birlikte 1937 yılında basılmıştır. Bu baskının Farsça metnini F. Nafiz Uzluk tashih etmiş, Türkçeye tercümesini de Mehmet Hulusi Karadeniz yapmış olup, Ahmet Remzi Akyürek tarafından gözden geçirilmiştir. M. Doğan Bayın tarafından Mecâlis-i Seb’a –Yedi Öğüt– adıyla yayına hazırlanarak 2001 yılında İstanbul’da tekrar basılan bu tercümede çok fazla dizgi ve ifade yanlışları vardır. 1937 baskısını ve tercümesini hiç beğenmeyen Abdülbâkî Gölpınarlı, Mevlana Müzesi’ndeki nüshayı esas alarak eseri tercüme etmiş ve sunuş, indeks ve açıklamalarla ilk defa 1965 yılında Konya’da yayınlamıştır. Önsöz’de belirttiğimiz üzere, kitaptan iki kez de seçmeler yapılarak bunlar da basılmıştır.
    İngilizceye Franklin D. Lewis tarafından yalnızca altıncı meclis tercüme edilmiş olup, bu tercüme yazarın “Past and Present, East and West: The Life, Teachings and Poetry of Jalal al-Din Rûmî” (England 2000) adlı kitabının 130–133. sayfaları arasında yayınlanmıştır. Yine Amerikalı araştırmacı William Chittick’in “The Sufi Path of Love: The Spiritual Teachings of Rûmî” (Albany 1983) isimli eserinde kısa pasajlar hâlinde yedinci meclisten yapılmış tercümeler yer almaktadır. (Arpaguş 2005:791.)
    Mecâlis-i Seb’a üzerinde Celal Yavuz tarafından “Mevlana Mecâlis-i Seb’a Hadisleri” adıyla D.E.Ü. İlahiyat Fakültesi’nde 1983 yılında bir adet lisans tezi ve yine aynı şahıs tarafından “Mecâlis-i Seb’a’da Eğitim” adıyla, Marmara Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde 1993 yılında bir adet yüksek lisans tezi yapılmış olup bunlar basılmamıştır. Diğer taraftan yine Mecâlis-i Seb’a’ nın hadîsleri üzerinde Mukaddes Çite tarafından da “Mevlana’nın Mecâlis-i Seb’a Adlı Eserindeki Hadislerin Tahrîci ve Değerlendirilmesi” (Selçuk Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya 2005, basılmamış seminer) yüksek lisans seminer çalışması yapılmış olup, biz de hadislerin kaynağını göstermede bu seminerden yararlandık.
    [66] . Bk. Şimşekler 2002:66; Şafak 2004:72.
  • But now for many years I cannot endure to read a line of poetry: I have tried lately to read Shakespeare, and found it so intolerably dull that it nauseated me.
    Charles Darwin
    Sayfa 198 - e-kitap
  • Benim hiç güzel anım yok. Özür dilerim. Yirmi yıl boyunca, bodrum katta bir odada yaşadım. Altı yıl önce, sonunda bu kentte depozitosu ve kirası az olan bir daire kiraladım. Ve buraya taşındım. Sanırım o, hayatımın en güzel aynıydı. Yere yatıp, kollarımı ve bacaklarımı açtım. Sanki bütün dünya benim olmuştu.
    Poetry - Chang Dong Lee /2010