• 208 syf.
    ·4/10
    Nedendir bilmiyorum bu kitap çok abartıldı. Bende merak edip alanlardanım. Puanlamalar 9'un altına inmeyince bende dedim ne var bunda aldım okudum. Okudum da puanlamaların aldatıcı olduğunu biraz daha anladım. Yine şu ortaya çıktı ki bizde Türk polisiyeci yok. Bu kitap bir kez daha bunu gösterdi. Neyse efenim kitaba geçersek; bazı yerlerde eksikler vardı. Cinayet soruşturmasında yapılmaması gereken hatalar vardı. Kişiler iyi araştırılmamıştı. Komiser çok ukala ve burnu havada bir tip. Sevgilisi ise yakışıklı zengin. Klişe romanlardaki unsurlar. Şaşırtıcı bir şey yok. Ama cinayet yönetimi güzeldi. Onda yazarımız yaratıcı bir iş çıkarmış.

    Ben büyük hayal kırıklığı ise kitabın son sayfasında sondan iki cümle önce katili açıklamak oldu. Yazar gizemi son ana kadar koruyayım demiş yüksek ihtimalle. Bence çok aşırı bir davranışta bulunmuş. Hiç beğenmedim bu yüzden bu son kısmı. Birkaç şey daha vardı ama neyse aklıma gelirse eklerim.

    Birde yerli Tess Gerritsen gibi isimler takıldı yazarımıza. Ne diyeceğimi bilemedim.
  • 182 syf.
    ·Beğendi·7/10
    Öykülerin söyleyecekleri çoktur. Her yaşa her duyguya dokunur görünmez dokungaçlarıyla. Gönül Erenler de böyle öyküler ile geldi ve kahvemize eşlik etti.
    .
    6 öyküden oluşan bu betikte, yine okurun yaşam deneyimine göre anlam kazanan tümceler, duygular var.
    .
    "Kent Aşıkları", 25 yaşındaki yakışıklı ama asi Uğur'u hapisten kurtarmak isteyen 41 yaşındaki Canan avukatın yaşadığı derin sevgi psikolojik duygusal türünde. Azıcık da polisiye. Suskunluğun karşında deliren bir kadın, ancak sevgi karşısında eriyen bir heykele tanık oluyoruz.
    .
    "Deliliğin Bittiği Yer", gerçek yaşamda da insanların duygularıyla oynanmaması gerektiğini güzel işliyor. Yalnızca oynayanı değil, yan rolleri de etkileyen yine psikolojik ve trajikomik türünde. Merak unsuru güzeldi.
    .
    "Bakır", cansız dediğimiz nesnenin gözünden, bir bakır demliğin doğuşu, insanları gözlemleyişi ve kendine özgü sevinç ve acı yaşamasını anlatıyor. Belki de insanoğlu içten içe onların da bizim yaşamımıza tanık olduğunu ama konuşamadığını bildiği için anı olarak saklıyordur bazılarını. Hele ki sevdiklerinden kalanları. Belki de yaşanmışlıkların enerjisini saklayıp yeniden bize yansıttığı için değerlidir.
    .
    "Hayalet Tepesi", çocukça verilmiş bir sevgi andının ne denli uzun sürebileceğini gösteren ve aslında çocukların verdikleri sözü nasıl hiçbir koşulda bozmadıklarını anlatan sıcak bir öykü. Büyüklerin hep engeli vardır sözlerini tutamamaları için. Ancak çocuklar o engeli görmez bile.
    .
    "Tepedeki Eski Ev", gizemi en bol olan öykü. Gizlenmiş gerçekler, er geç kendini buldurur.
    .
    "Düşteki Gelecek", en az ilgimi çeken öyküydü. Köydeki yaramaz bir çocuğun geleceği ile ilgili bir düş görmesini ve ona kendince anlam yükleyip doğruya erişimini okuyoruz.
    .
    Okumayı sekteye uğratan bazı yanlış sözcük yazımları vardı. Okurken onlara takıldım. Onun dışında yazarımızın kalemini beğendim. Bu güzel öykülerle sizi baş başa bırakıyorum.
  • 473 syf.
    ·3 günde·Beğendi·9/10
    Kusursuz Tuzak, yazar ile tanışma kitabım oldu. Quincy & Rainie Serisinin 6. kitabı. Altıncı kitaptan başlamak biraz tuhaf oldu farkındayım ama okumakta bir sıkıntı çekmiyorsunuz. Ayrıca ülkemizde sadece 1. ve 6. kitabı basılmış. Diğerlerinin de basılmasını çok isterim. Ara kitapla birlikte 8 kitaptan oluşuyor.
    Konusundan bahsetmeyceğim. Arka kapak yazısındaki gizemi bozmak istemiyorum.
    Gerilim/polisiye okumaya seven biri olarak yazarın kalemine bayıldım. Gerçekten kitap etkileyiciydi. Hikaye, örümcek ağı kadar karmaşık. Her sayfada şaşırıyorsunuz. Kafanız karışabiliyor.
    Örümcek, ağını titizlikle nasıl örüyorsa aynı şekilde yazar da, kurguyu aynı şekilde işlemiş. Neden örümceklerden örnek veriyorum derseniz, bölüm başlarında örümcekler hakkında bilgiler olduğundan. Ne zaman örümcek görsem artık aklıma bu kitap gelecek. Kim evcil hayvan olarak bir örümcek tercih eder. Özellikle dünyanın en büyük örümceği olan
    theraphosa blondi. Her neyse bu kısımlar hikayeyi güçlendirmiş.
    Bazı yerler iğrenç ve travmatik. Hem üzülüyorsunuz hem iğreniyorsunuz hem de kızıyorsunuz.
    Gerilimi, korkuyu, hüznü...Hepsini hisettiğim bir kitap oldu. Yazarın yeteneğine hayran kaldım. Bu tür okumayı seviyorsanız mutlaka okumalısınız.
    Dipnot: Kapağını çok beğendim. İsmi de orjinalinden daha uyumlu olmuş.
  • 491 syf.
    ·29 günde·9/10
    Kitap çok güzel ama bazı yerlerinde uygun görmediğim konulardan geçiyor. Fakat konuyla ilgili kişiler için oldukça zevkli bir kitap, sürükleyici olduğu kadar, düşündürücü bir kitap. Analistin kişiler hakkında yaptığı çıkarımlar ilgi çekici. Olaylara baktığı bakış açısı ile fark yaratıyor. Yaşına göre yaptığı mesleğin biraz gerisinde kalmış. Ama buna rağmen alanında kendini geliştiren kişi. Başına gelen bu gizemli ve baş belası olaydan kurtulmak için çabalaması bu sırada yaşadığı ve tanıştığı kişilerden etkilenip farklı düşüncelere dalıyor. Zevkli okumanızı tavsiye ederim :).
  • 420 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Bu kitabı alalı 1 seneyi geçmişti. Okumak istemedim okumaya çalıştım okuyamadım. Tabi o zamanlar pek sevmiyodum polisiye gerilim tarzında bir kitabı. Artık inat ettim bu kitabı bitiricem dedim ve bitirdim. Yani nasıl anlatsam ben böyle bir kitap hayatım boyunca okumadım. Daha önce okumadığım içinde çok pişman oldum. Okumayanlara tavsiye ediyorum. Mutlaka okuyun.

    Yazar öyle bir kitap yazmış ki sonunu tahmin etmek imkansız. Karakterler var ama kim suçlu bilemiyosunuz tahmin edemiyosunuz.Yazar Çok gerçekçi bir anlatımda yazmış.
    Doğradığı her kurbanın üzerine başka bir kadının ismini dağlayan bir sapık var. Katilin saplantı haline getirdiği 118 rakamının gizemi. Sürekli duyucaksınız.
    Polisle, kedinin fareyle oynadığı gibi oynayan kan içici bir avcı. Onun peşine düşen, kendi ruhsal sıkıntıları içinde boğulup kalmış kırk dört yaşında bir profil uzmanı.Aklın sınırlarını zorlayan bir hayal gücü, kalbin temposunu bozacak bir gerilim ve hemen yanı başınızda soluğunu hissedeceğiniz güçlü karakterler. Elinizdeki kitap pimi çekilip beyninizin labirentlerine bırakılmış bir bomba etkisi yaratacak!Soluğunuzu kesecek, zihninizi allak bullak edecek, sarsıcı, gerçekçi bir psikolojik-gerilim kurgu.

    Bildiğiniz her şeyi unutun ve aklın sınırlarını zorlayacak bu gizemli hikâyenin kapılarından geçin; kitabı bitirdiğinizde hayat çok farklı olacak.
    Çünkü zihninizde açtığı tahribatı kolay kolay tamir edemeyeceksiniz!
    Hiç düşmeyen bir tempo!
    Tedirgin edici bir gerilim!
    Baş döndürücü ve karmaşık bir gizem!
     Tahmin edilmesi imkânsız bir son!
  • 115 syf.
    ·1 günde·8/10
    Ilk öncelikle bu kitabı ve diğer iki kitabı hediye eden sevgili Sherlock hocam Reyyan Han Hazretlerine teşekkür ediyorum.

    Gene gizemli ve sırlı kapıları aralama zamanı gelmişti...
    Kitap üç farlı muamma olayı ele almış ve bildiğiniz gibi Sherlock Holmes hocamız sayesinde olaylar gene günyüzüne çıkmaktadır.
    Kitap çok güzel ve anlaşılır bir dille yazılmış
    Bu gibi polisiye kitaplarına başlamak için güzel bir başlangıç olabileceğini düşünüyorum...
    Yeni birilerini kitaplara sevdirmek içinde güzel bir seçim olur...

    Içeriğini anlatmayacam biraz kitabın reklamını yapıp bitireceğim.

    Bu gibi kitapları okuması lazım insanın...
    Peki faydası ne olabilir,
    Faydasını şöyle açıklayayım, bu tarz polisiye kitapları diğer tür kitaplardan farklı olarak
    İnsana gözlem ve ileriye dayalı plan ve hareket odaklı bilinçsel gelişim katar. Buda ona hayata karşı disiplinli ve düzen sağlatır.
    Yanlış hatırlamıyorsam bu tür kitapların insanın matematiksel ve hesaplamaya dayalı yeteneklerini aktivleştir...


    Okuduğum üç farklı olay açısından yorumum nedir ondan bahsedeyim sizlere.

    Çok karışık olmayan üç olay ele alınmış, şikayette bulunan müşteriler Sharlock'a bir şeyler anlatıyor ama Sharlock çok farklı bağlantılar kurup olayı farklı kılıklara girip gizemi ve sırrı çözüp günyüzüne çikartıyor...

    Sharlock' un yerinde olmak istemezdik ne yalan söyleyeyim tehlikeli şeyler bunlar.

    Iyi okumlar
  • 304 syf.
    ·10/10
    Blogumdan alıntılama yapıyorum.Kitap bana farkındalık kazandırdı,diyebilirim.Önemli olan neye baktığımız değil,nasıl baktığımız nasıl duyduğumuz imiş.Çevremi ve birçok şeyi düşündüren,sorgulatan bir kitap oldu.Gördüğümüz duyduğumuz şeylere tek bir açıdan değil,başka açılardan da bakarak ve o kişilerle konuşmak gerektiğini bir kez daha anladığım bir kitap oldu.

    Başlangıçta aşk ile ilgili olduğunu düşünsemde ki başta okurken de öyleydi ama sonradan polisiye,aksiyon tarzı bir kitap olmaya başladı.Ana karakterimiz Gizem,zeki,güzel,genç ve başarılı bir Metin yazarıdır.İnsanlarla iç içe olmasına rağmen kendisini yalnız hissediyor ve yalnız kalıyordu.Gizemin arkadaşları,Gizem’i zorla bir bara götürürler ve ondan sonra Gizemin hayatı değişir.

    Akıcı,sürükleyici ve zevkli bir kitaptı.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar. :)