"Çocuklarla beraber koşuyor, penaltı münakaşalarında hiçbir tarafı tutmamak için kimsenin yüzüne bakmıyordum. Bazı çocuklar o kadar güzeldiler ki..."
ORMANDA UYKU-SAİT FAİK ABASIYANIK
Güzel olmazlar mı? Güzeldirler tabi. Hele ki kahkahaları, umutları, hayalleri ve ışıl ışıl gözleri nasıl güzeldir. Ama hayat kimseye adil davranmadığı gibi o ışıl ışıl gözlere de davranmaz. Kiminin en büyük hayali vitrindeki oyuncakken kiminin hayali de biraz sevgi ve huzurdur. Kimi artık anne babasının birbirine ettiği hakaretleri duymak istemeyip kulaklarını kapatıp yastığını gözyaşlarıyla ıslatırken kimi özgürlüğe kucak açmak ister. Bu kimilerini sıralamak çok uzun sürer. Hatta bu kimileri bitmez. Ama acılarını anlamaya bir ömür yetmez. Çocukluğu elinden alınmış bir insandan geriye hiçbir şey kalmaz. Çünkü çocukluğu olmayan insanın gençliği de olmaz. Bu hayatta çocuklara dokunulmazlık verilmeli. Bu hayat onlara çok iyi davranmalı...
Öyle günler gördüm ki, dost dediğim insanlar
Ben yanına varınca dudağını kıvırdı.
Bir zamanlar yanımda ağız açamayanlar
Sırtımı sıvazladı, bana öğüt savurdu.
Silahsız gördüğüne saldıran kahramanlar
En alçak tekmelerle beni yere devirdi.
Ruhum bir heykel gibi düşüp parçalanırdı.
Bu sesleri duyanlar gülüyorum sanırdı.
Meğer ben ne kadar boş şeylere ağlamışım;
Kalbim hakikat diye bir ihtimale tapmış.
Ne manasız şeylere meğer bel bağlamışım;
Meğer benim peşinde koştuklarım serapmış...