Büyülü Gerçeklik Akımı'nın Temel eserlerinden biri
Okumayanlar Latin Amerika edebiyatına dair çok şey kaçırmış diye düşünüyorum.
Marquez'in çok güzel bir kalemi var
Momo çok sevdiğim kitap karakterlerinden biri oldu.
Artık yeni dostumla arayı açmayacağım tekrar tekrar okuyup sevgili dostum MOMO ile tekrar tekrar buluşacağız ve her seferinde ona birşeyler anlatacağım ve o beni sabırla dinleyecek. İyiki varsın Momo ve teşekkürler bay Ende
Romanın ve Edebiyatın bir araştırma bir keşif süreci olduğunu söylemiş yazar Milan Kundera bir söyleşi sinde. İşte bu eser tam bir varoluş araştırması olarak okunmalı bence. Post-modernist edebiyat ile Varoluşçuluk felsefesinin çok uyumlu bir kombini olmuş diye bilirim sanırım.
Sıkılmadan vevkle okudum çok akıcı bir metin. Tarihin önemli kırılma noktalarının ve yönveren önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönemde tamda bu önemli gelişmelerin meydana geldiği yerde bulunmak harika bir deneyim oldu.
Oysa, belleğimizde dirilen kimi fotoğraflarda ben dediğimiz
kişi, şimdi ne kadar uzaktır bizden. O, hangi ben'imizdir? Çoğu
kez, bizimle artık pek az ilişkisi kalmış birini "ben" diye anlatmak ne kadar gerçektir? Bizim için çoktan yabancı olmuş o kişinin herhangi bir yazı kahramanından ne farkı kalmıştır, hayatına
ait bazı ayrıntıları ve izleri çok daha iyi bilmemizden başka? Bir
zamanlar olduğumuz o kişide kendimizi görmekte zorlandığımız
anlara karşın, gene de neden her şey dün gibi canlı ve yakıcıdır?
Sahiden geçmişi ve kendimizi yazmak mümkün müdür? Yalnızca yazının değil, zamanın uzaklığı da girmez mi aramıza? Bütün
o hayattan artakalan birkaç izin, imgenin ve uçucu hayalin ardı sıra koşturup onlardan bir hayat hikayesi çıkarmak, bu anlamda
"otobiyografik" bir şey yazmak, sahiden ne kadar mümkündür?
Bilmiyorum.
Eski soru. Eski sorunsiıl. Yine de her hayat her yazı kendini
deniyor.
Sayfa 86