selin zeynep.

selin zeynep.
@postfromselin
Gözler ve kulaklarla doğanlar görmeyi ve duymayı, tersyüz olmuş dünyada bir yüzü seçmeyi, anlamı gürültüyle karıştırmamayı öğrenmek zorundadır.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Kyo ile birlikteyken zihinkonuşmaya biraz başlamıştı; ama arkadaşları onun aklından habersizken, o, onların akıllarını bilmek istemiyordu. Anlamak karşılıklı olmalıydı, sadakat ve sevgi gibi.
Dünyayı algılayış biçimimiz bu. Anlatışı yitirdik mi geriye hiçbir şey kalmadı demektir. Zaman nehrin suları gibi akıp gidiyor. Tek bir ana tutunup onu yaşamaya çalışırsak dengemizi kaybedip alabora olur ve savunmasız kalırız. Tıpkı bir bebek gibi. Kaldı ki bir bebek hayatta kalmayı başarabilir. Bizse boğulur gideriz. Bizim zihinlerimizin anlatmaya, anlatışa gereksinimi vardır. Tutunmak için. Geçmiş artık geride kaldı, gelecekte ise sımsıkı yakalayabileceğim hiçbir şey yok. Gelecek henüz koskoca bir hiçlik. Orada nasıl yaşanabilir ki? İşte bundan dolayı, sahip olduğumuz tek şey geçmişte yaşanmışları ve şu an yaşanmakta olanları bize anlatan sözlerdir. Olmuşu ve olanı.
Sayfa 158·Kitabı okudu
Hatırlamaktan usanıyorum. O yüzden de okumayı tercih ediyorum. Aslına bakarsan fark eden bir şey yok. Hepsi ağacın dallarını ifade ediyor. ''Yani... öyleyse.. kitaplarda bahsi geçen her şey eşit öneme mi sahip?'' Elyed bu soruya yanıt vermeden önce bir süre düşündü. ''Hayır''dedi sonra, hemen ardından da, ''evet'', diye ekledi. Titrek bir nefes çekti içine.
Ama hikayelerle ilgili bilgiye sahip değiliz. Onları anlatamayız. Hikaye anlatabilecek kimseler çoktan göçüp gittti.
Sayfa 33·Kitabı okudu