Biri kendi kurduğu mabedin anahtarı elinde kapısında oturup istediğinde açan istediğinde kapatan diğeri ipi diğerlerine göre daha uzun olduğundan kendini mabed sahibi kadar özgür sanan iki yol arkadaşlığı. Mabed sahibi yaşlanıp ölmekten korkarak özgürce ve azgınca yaşarken diğeri kendi gölgesine şöyle sesleniyodu;
ruhunu sıkı tut dostum,
Dağılmasın!
Gölge cevap verdi;
Ah! Dünyya sığamayan bir ruhtan ne kaldı! Bir başkasının dağınık, yarım yamalak birkeç dizesi, tam bir dörtlük bile değil. Dünya üzerinde gidip geliyor, sevdiklerimin çevresinde dolaşıyorum, ama kapleri kapmdı onların. Nereden gireyim? Nasıl dirileyim? Sahibinin kapalı evi çevresindeki köpek gibi dolanıyorum. Ah, sizin sıcak, canlı vücutlarınız tarafından, boğulmuş gibi yakalanmaksızın, özgürce yaşayabilseydim!