Yavuz Bülent BÂKİLER bizlere yine mükemmel bir eser bırakmış. Kitapta Türkçenin güzelliğini, doğru kullanılması gerektiğini ; bazen örneklerle, bazen başından geçen olaylarla anlatıyor Sayın Yavuz Bülent Bey. Türkçeye diğer dillerden geçip yerleşen kelimelerin çıkarılmamasını,dilde tasfiyecilik anlayışının güzel Türkçemize kat’iyyen faydası olmadığını ; Ziya Gökalp’ın deyimiyle “Türkçeleşmiş Türkçedir” anlayışını benimsememiz gerektiği anlatılıyor. Özetle kitap bu şekildedir. Ben Türkiye’de yetki sahibi birisi olsaydım veya Milli Eğitim Bakanlığında söz sahibi birisi olsaydım bu kitabı en azından ortaokul talebelerinden başlayarak bütün öğrencilere dağıtmayı zorunlu yapardım. Niçin olmasın ki? Milyonlarca liralar bir saatlik program ve konserler için şarkıcılara verilirken, eğitim ve irfan için de bu şekilde biraz para harcansa çok mudur? Ülkede okuma oranı zaten yeterince azdır. Ülkemizde bir yılda basılan kitap çeşidi 7000 adet , ders kitaplarımızda bulunan kelime sayısı 7000’dir. Ve bu 7000 kelimenin ancak
%10’uyla düşünüp konuşuyoruz. Evlerimizin %95’i kitapsız ve kütüphanesiz. Dil olmadan, okuma olmadan kültür ve medeniyet olmaz. İnşAllah en yakın zamanda ülkemiz okuyarak,araştırarak eskisinden daha güçlü olacaktır. Yavuz Bülen BÂKİLER’ i Rahmetle anıyorum. Mekânı cennet olsun.