Işık ise karanlıklar içinde parlar; karanlıklar onu anlamadı. Bu kitaplar her ne kadar insan ruhunun ışığın kanıtı olduğunu söylese de insan ışığın kendisi değildir; dünyaya gelen her insanı aydınlatan hakiki ışık Tanrı’nın kendi Söz’üdür. “O bu dünyadaydı, dünya onunla oldu, ama dünya onu tanımadı.” Ne var ki bu kitaplarda şunları okumadım: “Bizzat kendisi geldi ve kendinden olanlar onu kabul etmedi, ancak kendisini kabul edip adına iman edenlerin hepsine Tanrı’nın çocukları olma hakkını verdi.”
Işık ise karanlıklar içinde parlar; karanlıklar onu anlamadı. Bu kitaplar her ne kadar insan ruhunun ışığın kanıtı olduğunu söylese de insan ışığın kendisi değildir; dünyaya gelen her insanı aydınlatan hakiki ışık Tanrı’nın kendi Söz’üdür. “O bu dünyadaydı, dünya onunla oldu, ama dünya onu tanımadı.” Ne var ki bu kitaplarda şunları okumadım: “Bizzat kendisi geldi ve kendinden olanlar onu kabul etmedi, ancak kendisini kabul edip adına iman edenlerin hepsine Tanrı’nın çocukları olma hakkını verdi.”
Işık ise karanlıklar içinde parlar; karanlıklar onu anlamadı. Bu kitaplar her ne kadar insan ruhunun ışığın kanıtı olduğunu söylese de insan ışığın kendisi değildir; dünyaya gelen her insanı aydınlatan hakiki ışık Tanrı’nın kendi Söz’üdür. “O bu dünyadaydı, dünya onunla oldu, ama dünya onu tanımadı.” Ne var ki bu kitaplarda şunları okumadım: “Bizzat kendisi geldi ve kendinden olanlar onu kabul etmedi, ancak kendisini kabul edip adına iman edenlerin hepsine Tanrı’nın çocukları olma hakkını verdi.”
Işık ise karanlıklar içinde parlar; karanlıklar onu anlamadı. Bu kitaplar her ne kadar insan ruhunun ışığın kanıtı olduğunu söylese de insan ışığın kendisi değildir; dünyaya gelen her insanı aydınlatan hakiki ışık Tanrı’nın kendi Söz’üdür. “O bu dünyadaydı, dünya onunla oldu, ama dünya onu tanımadı.” Ne var ki bu kitaplarda şunları okumadım: “Bizzat kendisi geldi ve kendinden olanlar onu kabul etmedi, ancak kendisini kabul edip adına iman edenlerin hepsine Tanrı’nın çocukları olma hakkını verdi.”