Perdenin arkasına saklanmış bir kız çocuğu gibi duruyordun; gözlerin, dünyadan kaçan bir gölgeyi saklıyordu. Kendi sessizliğine haps olmuş, korkunun ince çizgisinde yürüyordun. Her adımında titreyen bir ruh, her nefesinde saklı bir çığlık vardı. Tedirginlik, omuzlarına çöken bir gece gibi, yutkunurken içindeki fırtınayı bastırmaya çalışıyordun. Ama kimse bilmezdi, bazen en derin sessizlik, en büyük haykırıştan daha ağırdır.