Sezen

10/10
·542 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
·
233 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2020 21:43
Kadın temasını işleyen birçok eser inceledim fakat bu sefer farklı bir içeriğe ve anlatış tarzına sahip bir esere rastladım. Önsöz:’’ Hepimiz vahşiye özlemle doluyuz. Bu özlemin kültürel olarak
Kurtlarla Koşan KadınlarClarissa P. Estes · Ayrıntı Yayınları · 202110,7bin okunma
Puan vermedi·261 syf.··
2020 17. kitabı
·
133 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2020 22:33
Sanırım bazıları için basit bir öyküdür fakat bence bir öykünün çok daha ötesinde şeyler mevcut bu eserde. Psikolojik olarak insan orta yaşlarında deneyimleri sayesinde ne zaman nasıl davranacağını kestirebilen bir canlıdır fakat çocuk yaşlarında aklına estiği gibi yaşayan henüz davranışlarının sonuçlarını öngöremeyen bireylerdir. Bu eserde adada kalan çocuklar yerine orta yaştaki insanlar olsaydı durum nasıl olurdu? İmkansızlıklar, durumun kötülüğü çocukların doğasında olmayan bir hırsa ve vahşiliğe dönüşmekte . Belki de yenidoğanları nasıl bir ortama koyarsanız o ortama dönüşürler, bu sonuca elbette direkt bu eserden varamayız ama eğe okuduğunuz sayfalarda bir çocuk bunları yapamaz diyorsanız demek ki bulunduğunuz çağda çocukların bunu yapmaya zorlayan bir güçlükle karşılaşmadığını da düşünmelisiniz. Mesela korkularımız neden kaynaklanır ? Bir çocuk gece evinde tuvalete giderken yolda neden peşinde biri var hissiyatına kapılır ? Korkularımızın kahramanı kendi kafamızda kurduklarımız mı mıdır yoksa gerçekten de bir Canavar mı ? Ne zaman nerede ne ile karşılaşacağımızı bilemeyiz bilseydik oyunun tadı kalmazdı zaten o yüzden eğer çocuk istiyorsanız öncelikle bir çocuk sahibi olmak istediğiniz için değil bir çocuk, bir insan yetiştirmek istediğiniz zaman çocuk yapın ve ona her koşulda nasıl hayatta kalabileceğini öğretin, öğretin ki kollektif bilinçaltından gelen diğer korkulara , bazı savunma mekanizmalarını kullanmasına gerek kalmasın ve yaşama gücünü kendi çağına uygun kullanabilsin .
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,2bin okunma
10/10
·239 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2020 08:59
Kitaba başladığımdan beri neden bu kitabı okumak için kitaplığımda bekletmişim acaba diye soruyorum kendime. Gerçekten benim de hayranlığımı saklayamayacağım bir eser; Petrov : çok sade, yalın ve
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Koridor Yayıncılık · 2007124,5bin okunma
Açlıktan çok daha fazlası
10/10
·237 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2020 18:17
Kitabın sonuna geldim ve kitabı elime aldığımda açlığın midedeki boşluğu mu yoksa öğrenme açlığından doğan bilgi açlığı mı diye düşündüğümü hatırlıyorum şimdi ise fiziksel tokluk olmadan bilgeye aç olmanın imkansızlığı dehşetini yaşıyorum , kitabın ilk satırından son satırına kadar midemdeki tokluktan ,evimdeki rahatımdan,geceki mışıl mışıl uykumdan dolayı kendimi sorguladım . Yazı yazabilmem için bir kalemin ihtiyacıma yeterli olduğunu bildiğim halde bir kutu kalem koleksiyonumdan utandım,aç gözlülük müydü,savurganlık mıydı yoksa daha başka birçok şey mi? Kahramanın yatacak belli bir yerinin olmamasına karşılık herkesteki bir yere ait olma hissi geldi aklıma öyle değil mi hepimizin kendime bir ev alayım da yerleşeyim derdi vardır. Göçebe yaşamanın , dar bir alanda yaşam mücadelesi vermenin ne kadar zor olabileceğini düşündük mü hiç? Bir başka konu da hep derler ya ne olursa olsun ideallerinizden ve hayallerinizden asla vazgeçmeyin ,peki karnımız açsa yatacak bir yerimiz yoksa yazacak tek kalemimizi kaybettiysek ,diğer insanların tamamen hor gördüğü biri haline dönmüş isek eğer nasıl vazgeçmeyelim ? Eğer bir gün herhangi bir konuda karşılaştırma yapacak olursanız yapmamanız gerektiğini çok iyi anlatan bir kitap bence neden mi aç yatanla tok yatan bir mi mesela ,cebinde 10 lirası olanla 100 lirası olan bir mi ,hayatın yıldırdığı bir insanla tüm hayatı bedava eline sunulan biri bir mi ....
AçlıkKnut Hamsun · Can Yayınları · 198435,6bin okunma
Tutunamayanlar mı?
10/10
·724 syf.··
2020 1. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2020 20:01
Sanırım Tutunamayanları ilk elime aldığımda lise birdeydim ve kitaba devam edemedim sanırım daha başlarken kitaba tutunamayanlardandım ,sonunu getiremedim yani o Tutunamayanları okuma isteği kursağımda kalmıştı çünkü gerçekten o ağırlığı hissetmiştim . Ta ki üniversite ikide aldım elime kitabı artık okumalıyım diyerek . Kitabı okurken de sürekli hissine kapıldığım duygu hep okunacak olarak dursun kitaplığımda isterdim ama bir yandan Oğuz Atay’ın bu kitabını okumuş olmak istiyordum artık. Kitaplarda gözüm çoğunlukla olaylar etrafında kurulan bir dünya arıyor ama bu romanda olaydan ziyade tamamen ruhsal analizlerin yapıldığını gördüm benim için farklı bir okuma oldu . Kitabın içeriğinden bahsetmek istemiyorum ama şuna değinmek isterim ; kitabı okuyana kadar kitabın adından çok çıkarımda bulundum kendime : Kimdi bu tutunamayanlar ? Neden tutunamıyorlar? Acaba çok mu fazla bu tutunamayanlar? Kötü bir kavram mı acaba bu tutunamayanlar ?... İnsan yaşayarak hayatı boyunca çok şey fark ediyor tıpkı bunun gibi Turgut Özben de kitabın sonlarına doğru kendini tanıyor kendi özüne varıyor , okurken bazen koptum bazen sarıldım bazen yavaşladım bazen hızlandım ama bu sefer sonuna geldim .
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma