“Şimdilerde arada bir kitap aldığım oluyor fakat yalnızca okumak istediğim ve ödünç alamadığım zaman satın alıyorum ve çerçöp kitaplara asla para vermiyorum. Çürüyen kâğıdın tatlı kokusu artık çekici gelmiyor bana. Bu koku zihnimde paranoyak müşteriler ve ölü kurt sinekleriyle fazla yakından ilişkili artık.”
“Kitap satmayı meslek edinmek ister miyim peki? Her şeyi hesaba katarsak, işverenimin nezaketine ve dükkanda mutlu günler geçirmiş olmama rağmen - hayır.”
“Çoğu sahaf gibi biz de çeşitli ek ürünler satıyorduk. Örneğin ikinci el daktilolar ve pullar – kullanılmış pullar yani. Pul koleksiyoncuları tuhaf, sessiz, balığı andıran tiplerdir, her yaştan olabilirler ama hepsi erkektir; kadınlar renkli kâğıt parçalarını albümlere tutkallamanın kendine özgü hazzını göremiyor anladığım kadarıyla.”
“Sahafta çalıştığım dönemde dikkatimi en çok çeken şey kitapseverlerin azlığıydı. Dükkânımızın stoku son derece ilginçti fakat müşterilerimizin yüzde onunun bile iyi bir kitabı kötüsünden ayırt edebileceğinden kuşkuluyum.”