Kıyıda tahammülfersa çay bahçeleri,
Sıcak ve güneşte parlayan semaverler
Bu olmayacak.. böyle gitmeyecek bu
Çoraklaştı bayırlar, çoraklaştı her yer
Ancak hatırlar gibiyim çiçekleri...
Bu uğultudan nasıl ayrılır kederim?
Savrulurken tipi kent üzerinde kışın,
Keder de savrulsaydı ya.. Hayır bilirim onu, kalır
Savrulmaz bilirim beni kül eder keder
Uzakta çay bahçeleri yerde çerçöp
Gittiğimin farkında olsaydı eğer,
Yeterdi bana, beklemiyordum özlenmeyi
Ne kanıt istiyorum şimdi ne bir yorum
Derin bir keder şimdi sadece duyduğum
Unutulmuş tren istasyonlarında ağaçlara
Benzemek değildi hiç dileğim...
Mahzun saksağanların konuk olduğu,
Bir karakavağım şimdi,
Kentte tahammülfersa çay bahçeleri,
Oturmuş denize bakan insanlar...
Burda unutulmuş bir Sultan Aziz İstasyonu,
Ben, demiryolu yanında bir karakavak
Nergis ve lâle tarlalarına hayli uzak.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Keder bir fener gibi döner geceleri,
Ve bezgin seher gelir ardından
Her tanışmayı bir ayrılma say;
Her doğum bir ölüm habercisi
Kavustuğumuzda ayrılmıştık bu kesindi,
Her güne ayrılığın kokusu sindi
Gerçeği bilmeyen yüreğimiz,
Hep yeni tanışmalara gereksindi...
Her kavuşmayı bir ayrılma say...
Karanlık umutsuzluktan geçene,
Tek mum ışığı çırağan görünür,
Oysa iyi bilinir ki dönüş yolunda
Asla çırağan yoktur...
Kelimeler yaşamı ve ölümü barındırıyor içinde. Her kelime bir şekilde kalbe giriveriyor. Orayı ya mezara çeviriyor ya da yeni filizlenmiş değerli bir an parçasına. Kalplerinde bir 'mezar' ya da değerli bir 'an parçası' ile gezinir insanlar. Böylece iki mezar bir kafede, otobüste yada yolda karşılaşınca ortaya bir 'mezarlık' çıkar. İki değerli an parçası birbiri ile karşılaştığında ise 'sonsuz bir şimdi' oluşur. Değerli bir şimdi. Geçmişi ve geleceği içinde barındıran bir şimdi.