Kitabı hemen bi kaç saat içerisinde okudum. Kitabın ilerleyişi Pericles’in yaşadıkları kitabı daha çok merak etmemi sağladı, kitabın başındaki bilmecenin doğuracağı sonuçtan tutun da ilerleyen sayfalarda Marina’nın yaşadıklarının nasıl sonuçlanacağına kadar merak içerisinde okudum.
William Shakespeare okumayı seviyorum, bu kitabı da severek ve merakla okudum. Okumanızı tavsiye ederim, gayet akıcı ve güzel bi kitaptı.
Sinemaya da uyarlanan Kramer Kramere’e karşı kitabında annenin yaşadığı tek düze hayattan sıkılması sonucu dört yaşındaki oğlunu babasına bırakıp gitmesi ve o süreçte ne yaşandığını umursamadan bir yıl geçirdikten sonra gelip çocuğu almak üzere velayet davası açması anlatılır. Babası Ted bu süreçte çok zorlanmıştır ama pes etmeden durumun üstesinden gelmek için hep çabalamıştır. Beğenerek okudum okumanızı tavsiye ederim.
Hayatının aynılığından sıkılan Veronika’nın başarısız intihar girişimi neticesinde yatırıldığı akıl hastanesinde, iyileşme sürecine dahil olduğumuz başarılı bir Paulo Coelho romanı.
Yemek tarifleri arasında işlenen Tita’nın duygusal geçişleri, aşkı, geleneklere olan bağlılığı anlatılıyor.
Tita, De la Garzia ailesinin en küçük kızıdır. Doğduğunda babası sevinç kutlamaları yaparken kalp krizinden ölür. Anne ve kızlar kalırlar. Aileden nesiller boyu gelen bir adet ve gelenek olan küçük kızın anne ve baba ölene kadar hiç evlenmeyip onlara bakma geleneği Tita'ya kalmıştır. Tabi Tita’nın da bir sevdiği var.
Tüm bunlar eğlenceli bir okuma süreci sağlıyor kitaba. Tita’nın annesine okurken acayip sinir oluyor insan.
Kitabı okurken, Edward Norton ve Naomi Watts ın oynadığı "Duvak" filmi aklıma geldi sonrasında bu kitaptan uyarlama olduğunu öğrendim.
Okurken Kitty’nin seçimleri aşkı ve pişmanlıklarına şahit oluyorsunuz. Açıkçası bu seçimlere kızdığım zamanlar oldu.
Walter’ın zekası kendine hayran bırakıyor ama çok içine kapanık duygusallığı kendisini anlaşılması zor birine dönüştürüyor.
Ben beğenerek okudum, okumanızı tavsiye ederim kesinlikle.