• Etnik bir kurgudur aşk
    Ama toplumsal açıdan bakınca etik değildir.
    İki insan sevgiliyken toplum olarak hep beraber geriliriz,
    Ama iş evliliğe dökülünce
    Bir rahatlama çöker üstümüze
    Hep beraber göbek atar seviniriz
  • Çöküntü hallerine karşı, daha nadir birtakım güçleri, her şeyden önce cesareti, genelgeçer düşünceleri aşağılamayı, “düşünsel Stoisizm”i şart koşan duyarlılığın ve ağrı duyma yetisinin hipnoz yoluyla böyle topyekûn yatıştırılmasından çok daha sıklıkla uygulanan ve mutlaka daha kolay olan başka bir antrenman vardır: mekanik etkinlik. Bunun, acı çeken bir varlığı hatırı sayılır ölçüde rahatlattığından kesinlikle kuşku duyulamaz: bugün bu olgu biraz ikiyüzlüce, “Çalışmanın nimeti” diye adlandırılıyor. Rahatlama, acı çekenin ilgisinin acıdan büsbütün başka bir yöne çevrilmesiyle gerçekleşiyor - bilinçte sürekli olarak bir eylem, sonra bir eylem daha beliriyor ve bunun sonucunda acıya yer kalmıyor: çünkü dardır bu insan bilincinin odası! Mekanik etkinlik ve onun beraberinde getirdikleri - sözgelimi mutlak düzenlilik, körü körüne şaşmaz bir itaat, yaşam tarzının tekdüzeliği, zaman doldurma, “kişiliksizliğe”, kendini-unutmaya, “incuria sui“ye (kendine özen göstermeme) çıkarılan bir çeşit izin, evet bir talim - : çileci rahip ıstırapla savaşımda nasıl da esaslıca, nasıl da mükemmel bir şekilde faydalanmayı bilmiştir bunlardan! Özellikle de alt sınıfların acı çekenleriyle, işçi-köleler veya tutsaklarla uğraştığında (ya da kadınlarla: onlar ki çoğu zaman hem işçi-köle ve hem de tutsaktırlar), onların nefret edilecek şeylerde bundan böyle bir hayır, görece bir mutluluk görmelerini sağlaması için, küçük bir isim değiştirme ve farklı bir vaftiz numarasından çok da fazlasına gerek kalmamıştır : - kölenin kendi kısmetsizliğinden duyduğu memnuniyetsizlik ise rahipler tarafından icat edilmiş bir şey değildir. - Çöküntüyle savaşta tutulan daha kıymetli bir başka yol, her yerde bulunabilir ve usul haline getirilebilir bir küçük sevinç reçetesi yazmaktır; bu ilaç çoğunlukla demin sözü edilen diğer ilaçla beraber alınır. Sevincin, böyle tedavi aracı olarak reçetelerde yazıldığı en sık karşılaşılan şekli sevindirmenin sevincidir (hayır işlemek, armağan vermek, rahatlatmak, yardım etmek, cesaretlendirmek, avutmak, övmek, ödüllendirmek); çileci rahip bu ilacı, bu “en yakındakileri sevme” ilacını yazmakla en kuvvetli, en yaşam olumlayıcı dürtünün, en tedbirli dozda da olsa bir uyarımını salık vermektedir aslında - iktidar istencinin uyarımını. Her hayır işlemenin, yararlı olmanın, yardımda bulunmanın, ödüllendirmenin beraberinde getirdiği “en küçük bir üstünlük” mutluluğu, fizyolojik açıdan özürlülerin en bolca kullandıkları avunma yoludur, iyi bir doktor nezareti altında olmak şartıyla: aksi halde elbette aynı temel içgüdüye itaat ederek incitirler birbirlerini. Roma dünyasında Hıristiyanlığın başlangıcının izi sürülürse, o zamanki toplumun en alt tabakasında baş göstermiş olan ve çöküntünün o başlıca ilacının, küçük sevincin, karşılıklı hayır işlemenin sevincinin bilinçli olarak teşvik edildiği, birbirlerine karşılıklı destek sağlamak amacıyla kurulmuş dernekler, yoksullar derneği, hastalar derneği, ölü gömme dernekleri görülür, - yoksa yeni bir şey miydi bu küçük sevinç o zamanlar, gerçek bir keşif miydi? Böylece ortaya çıkmış bir “karşılıklılık istenci”, sürü oluşturma, “cemiyet”, “toplanma” istenci, yine çok hafifçe de olsa, uyarılmış olan o iktidar istencinin yeni ve çok daha eksiksiz bir boşalımını sağlayacaktır: sürü oluşturumu çöküntüye karşı yürütülen savaşta atılan esaslı bir adım ve kazanılan bir zaferdir. Cemiyetin büyümesi, birey için de, onu bezginliğinin en kişisel yanından, kendine karşı duyduğu tiksintiden (Geulinx’in “despectio sui“si [kendini hor görme]) bir hayli sıkça uzaklaştıran yeni bir ilgi kaynağı olur. Tüm hastalar ve hastalıklılar o boğucu çökkünlüğü ve güçsüzlük duygusunu üzerlerinden silkip atmak arzusuyla, içgüdüsel olarak bir sürü örgütlenimine yönelirler: çileci rahip bu içgüdüyü sezer ve teşvik eder; sürü olan her yerde güçsüzlük içgüdüsü sürüyü istemiş ve rahip kurnazlığı da onu örgütlemiştir. Çünkü şunu gözden kaçırmamalıyız: zayıflar nasıl birleşmeye yönelirlerse, güçlüler de aynı doğal zorunlulukla birbirlerinden ayrılmaya gayret ederler; güçlüler, iktidar istençlerinin saldırgan bir toplu eylemi ve toplu tatmini söz konusu olduğunda birleşirler ancak, bireysel vicdanın önemli ölçüde direnişi ile karşılaşarak; diğerleri ise bir araya toplanmaktan haz duyarak gelirler bir araya, - böylelikle içgüdüleri tatmin edilirken, doğuştan gelen “efendilik” (yani, yalnız başına yaşayan yırtıcı hayvan türü olarak insan) içgüdüsü aslında, örgütlenme yoluyla tahrik ve tedirgin edilir. Her oligarşinin altında - tüm bir tarih bunu öğretiyor - hep bir despotluk arzusu gizlidir; her oligarşi, içinde bulunan bireylerin, bu arzularını denetim altında tutabilmeleri için gereksindikleri gerilimle sarsılır durur. (Örneğin Yunancası böyleydi: Platon yüzlerce yerde doğruluyor bunu, kendi gibileri - ve kendini tanıyan Platon...)
  • Kadınlar erkekler hakkında kitap yazmıyordu - bu gerçeği bir rahatlama duygusuyla karşılamaktan kendimi alamadım, zira önce erkeklerin kadınlar hakkında yazdığı her şeyi, ardından kadınların erkekler hakkında yazdığı her şeyi okumak zorunda kalsaydım, yüzyılda bir çiçek açan o sarısabır bitkisi, ben yazmaya başlayana kadar iki kez çiçek açmış olurdu.
    Virginia Woolf
    Sayfa 30 - Remzi Kitabevi
  • İnkar hem en ilkel hem de en güçlü savunma mekanizmalarından biridir. Hayali bir gerçeklik yaratarak hayatın acı veren deneyimlerinin etkilerini mümkün olduğu kadar azaltmaya karar. Hatta bazılarımızın bu etkileri tamamen reddedebilmesini sağlar...
    İnkar ederek yaşanılan rahatlama maalesef geçicidir ve pahalıya patlar. İnkar etmeye devam ettiğimiz sürece hayatımızdaki stres gittikçe artar. Eninde sonunda bize baskı uygulayan bu aşırı stres, sinirsel bir patlamaya yol açacaktır...
  • Öncelikle hediye edilen kitap için teşekkür ediyorum.Ancak bu inceleme için yanlı davranacağım anlamına gelmiyor. :)

    Konu olarak saplantılı bir aşk hikayesini ele alan bir kitap.İlk sayfalarda hatta 30. sayfaya kadar bir karmaşanın içinde buluyorsunuz kendinizi ve bu sizde bir bıkkınlık uyandırıyor.Daha sonra olaylara hakim oldukça okumanız hızlanıyor.Ancak bu sıkılma konusu kitabı yarıda bırakmanıza el verebilir.Sonuna geldiğinizde bir rahatlık konuya hakim olma sizi sarıyor.

    Kitapta cinsellik mi diyeyim veya sex objelerinin biraz fazlalığı beni biraz rahatsız etti.İlk sayfaların sıkkınlığı ve bunlar bir olunca okuyucuyu yoruyor.Ancak dediğim gibi okumaya devam edip sonunu getirdiğinizde bir mutluluk ve rahatlama sizi sarıyor.

    İbrahim bey bir kusurum olduysa affola ancak yazacağınız yeni kitaplarda dikkat etmeniz için yorumumu tarafsız bir şekilde yapmaya çalıştım.Sizi kıracak veya üzecek bir söz kullandıysam özür dilerim.Yolunuz açık olsun.Nice kitaplara imza atmanız dileğiyle.
  • İnsan her acıya bir sorumlu bularak rahatlama yolunu seçmez mi zaten.
  • tatile giden var gidemeyen. gidenler tatilin tadını çıkartmaktan ziyade instagram’a nasıl koyarım mücadelesi verirken, gidemeyip bu mücadelenin sonuçlarını görenler kendilerini fomo aromalı bir moral bozukluğu içerisinde bulmaya devam ediyorlar. neyse konumuz bu değil. hem gidenlere, hem gidemeyenlere, kalabalıkta kaybolanlara, sıcaktan nefret edenlere ve sinirlerine hakim olamayanlara bbc earth güzelliği harika bir rahatlama fırsatı. 10 saat kesintisiz, suyun altında okyanus gezintisi

    https://www.youtube.com/watch?v=AgpWX18dby4