O’NUN İÇİN OLMAK

Yazmak,Bir kusursuzluğu anlamak,eşsiz bir nizamı akla sığdırmak ve uçsuz bir degerler manzumesinin başladığı anı,ölümü somutlaştırmak icin seçkin kelimelerle susmaktır...

Susmak için düşünmek sart.Düşünmek için varolmak,varolmak için sığınmak,sığınmak için susmak şart!..

Düşünmenin varolmaktan başka gerekçesi var mıdır?Yahut varolmanın düşünmekten özge yeterliliği…

Düşünen insan, kalbi ve aklı izdivaç halinde bulur, sonra yaşamsal ayrılıklarını keşfeder, ortak bir zorunluluk ve olası, haz veren bir keyfiyette olgun bir halde hemkarar olur... Bir ömür kendinde ve dünyada ve dahi ukba da ufuklarca gezinir durur…Şayet akıl, kalbin gecmişini irdeler de mesnetsiz bir arayış icine girerse,uyumsuz noktalarda hoşgörünün tabiatını zedelerse ruh ayinesinde gizli fakat vahim bir huzursuzluk baslar… Kalp,rahat etsin diye akla benzemek ister, onun gibi girdapsız görmek, kanaatin ellerine tutunarak gerceğin uçsuz mahsenine ışıksız inmek ister. Nafiledir cümle esaret, aklın hükmünü eksiltmez, abad eder...

Varolmak temelinde kulluğun idrakina varmak ve ne icin olduğunun bilgisine vakıf olmaktır...

Kuts-i bir Hadis’de Rahman kullarının biadından söz açar ve Der ki:

‘’Ey kulum!..Ben senin içinim, sen kimin içinsin?’’

Bu seslenişle aklı kalbe hükümdar eder Mevla, kalbi akla mürteca... Kalp ümit makamıdır artık, ne derse Hu’dan yana,Aşk’a ziyadır..

On’un için olmak: Ben’den sızan cerahati senle yıkamaktır.

’Sen; Ben’den ezeli bir dua yarattın Allah’ım, Ebedi varlığımı sakla’ demektir .

Fakrini dünyanın sabahlarına değişmeyen bir gidiştir bu... Ne olduğunu en çok hisseden insanın Seyru Suluk’u...İnsanlıktan İnsan-ı Kamil’e.Mahlukattan Zübde i Alem sıfatına… Hayatın lutuflarindan Allah’ın isimlerine sığınmaktir... Kuddüs’sun Sen, nefsimden bile korursun beni... Vehhapsın Ey! Ruhumdan sebat yaratan... Settarsın… En büyük fenalığı etsemde kendime, bütün çirkinlikleri örtecek olansın...

Varolmak sığınmanın hakkını vermektir. Bir çaresizlik anında, dünya küçülmüşken, dar kapılar önünde diz üstü çökmüşken, göze nakış gibi yaşlar dizilmişken, ağlamanın hakkını vermektir...

Hangi sala sesi benliğin hücrelerini hüzmelerin merhametine terkeder.. Sığınmak dediğimiz eşref üzereyken, zerreleşip mana içinde Aşk-ı Hüda ile sonsuzluk içer.

Şimdi varlığınızın derinliklerini hissedin, Mevla’ya sığının ve biraz susup iç sedanıza kulak verin.. Neler titretir,neler özletir sonsuzun nezdinde kimbilir…

KALEMİN VEBALİ

Karışır adım aşk ihtirasına
Kanadı kırılmış mahir bir kulum
Kerem mirasına Aslı yasına
Nesline vefalı tahir bir kulum

Tutukludur sinem sevda nârında
Kendi zararında kendi kârında
Visalin hayali saklı yarında
Yüreği yüzünde zahir bir kulum

Ruhumu kavrayan dert bilmecesi
Muammayı çözmez beşer hecesi
Teheccüt ehline döndü nicesi
Leylin seherinde sahir bir kulum

Yedi renk nazarı yansır çırağan
Rahmetle anılır toprağa yağan
Kâinata nurdur her yeni doğan
Vebali kalemde şair bir kulum

Arayıp durduğum eşsiz bir mihman
Âşıkan'ım şükret nizamı Rahman
Münacata mecal vâkıf-ı iman
Dergâhı lütfunda ahir bir kulum

Ziya Ucer

Rahman Nizami
Benim vücudumda bir damla kan bile kalsa
Ben o kanı Allah yolunda cihad için kullanacağım ve tüm dünya karşı gelse de ben bu yoldan ayrılmayacağım

Şehit Rahman Nizami
11 Mayıs 2016