• Sevgili Dost! Yâni tüm arkadaşlarım :))
    Kandilimiz mübârek olsun Can'larım... :))
    Sevgiyle kalın, Rabbimizin Muhabbetinde-Korumasında, ebedî... :))
    BERAT GECESİ DUÂSI :))

    “Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

    Allah’ım, ey ihsân ve ikram sahibi olan ve kendisine ihsan edilemeyen, ey Celâl ve İkrâm Sahibi, ey lutfu ve ihsânı bol olan, Sen’den başka ilâh yok, sen kendisine ilticâ edenlerin yardımcısı, kendisine sığınanlara emân veren, korkanların kendisinde emniyete kavuştuğu yüce zât’sın.

    Allah’ım! Beni katında, Ümmü’l-Kitâb’da şakî/kötü veya mahrûm veya kovulmuş veya rızkı dar olarak yazdıysan, Allah’ım fazl u ihsânınla kötülüğümü, mahrûmiyetimi, kovulmamı ve rızkımın az olmasını sil, beni katında, Ümmü’l-Kitâb’da saîd/iyi, rızkı bol ve hayırlara muvaffak olan bir kulun olarak yaz. Şüphesiz Sen Rasûl’ünün lisânı üzere indirilen Kitâb’ında bir söz buyurdun ve Sen’in sözün haktır:

    «Allah dilediğini siler, (dilediğini de) sâbit bırakır. Ümmü’l-Kitâb (Ana Kitâb) O’nun yanındadır.» (er-Ra’d, 39)

    İlâhî! En büyük tecellin ile «Her hikmetli işe kendisinde hükmedilen» (ed-Duhân, 4) ve kesin karar verilen mübarek Şa’bân’ın yarısı gecesinde, bizden bildiğimiz, bilmediğimiz ve Sen’in bildiğin bütün belâları uzaklaştır. Şüphesiz Sen en yüce ve en keremlisin. Allah, Efendimiz Muhammed’e, âline ve ashâbına salât u selâm eylesin!” (Bkz. Ali el-Müttakî, no: 5090)

    http://dualarvezikirler.islamveihsan.com/berat-gecesi-duasi.html

    Şa’ban-ı şerîfin onbeşinci, Berât gecesi akşam namazından sonra üç kere Yasin sûresi ve her birinin sonunda bu Berât duâsı okunacaktır. Birinci Yâsin-i Şerîften sonra bu duâ okunurken Allah’ın saîd kullarından olmak niyyetiyle okunacaktır. İkinci defa okunurken hayırlı ömür uzunluğu niyyetiyle okunacaktır. Üçüncü defa okunurken kaza ve belâlardan emîn olup hayırlı rızık için okunacaktır.
  • Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla
    Elif Lâm Mîm. ﴾1﴿
    Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. Diridir, kayyumdur. ﴾2﴿
    O, sana Kitab'ı hak ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, daha önce Tevrat'ı ve İncil'i insanlar için birer hidayet olarak indirmişti.Furkan'ı da indirdi. Şüphesiz, Allah'ın âyetlerini inkar edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah mutlak güç sahibidir, intikam sahibidir. ﴾3-4﴿
    Şüphesiz yerde ve gökte Allah'a hiçbir şey gizli kalmaz. ﴾5﴿
    O, sizi rahimlerde, dilediği gibi şekillendirendir. Ondan başka ilâh yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. ﴾6﴿
    O, sana Kitab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihdir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar. ﴾7﴿
    (Onlar şöyle yakarırlar): "Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz sen çok bahşedensin." ﴾8﴿
    "Rabbimiz! Şüphesiz sen, hakkında şüphe olmayan bir günde insanları toplayacaksın. Şüphesiz Allah va'dinden dönmez.
  • Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla
    Hz yunusu balığı yuttuğu gibi nefsani arzularımız ve dünyevi dertlerimiz de yutmakta bizi. Bu girdapta huzur, küçük bir satırı dolduran, ama tekrarıyla arşı titreten kelam olabiliyor. Karanlıklarda eli kolu bağlı kalmışken dilimizi damağımıza değdirip “La ilahe illa ente sübhaneke innî küntü minez-zalimîn” yani; «…Senden başka İlâh yoktur. Sen, Sübhân’sın (her şeyden münezzehsin). Muhakkak ki ben, zâlimlerden oldum.» (Enbiyâ Sûresi, 87) diyebilmek en zifiri halimize bile bir nur misali tesir edebilir. Önümüze yunus as. gibi güzel nice örnekler veren rabbimiz halimizin izahını önceden bildirmiyor mu bizlere… Rabbimiz Yunus Suresi, 44. Ayette ‘’Şüphesiz Allah, insanlara hiçbir şeyle zulmetmez. Ancak insanlar, kendi nefislerine zulmediyorlar‘’diye buyururken size verilen kandili karanlıklarda kullanmamanız kendinize karşı işlediğiniz bir zulümdür diyor… Kelama kulak verip yüreğe pişmanlık tohumunu ekmek tevbeyi yeşertecektir elbet. En çaresiz anda hiçbir çıkış yokken o kandilin nurundan faydalanıp ‘ Muhakkak ki ben, zâlimlerden oldum’diyebilmek adımların en güzelini rabbe doğru atabilmektir.
    Alemlerin rabbi olan mevlamız hiçbir şeyi karşılıksız bırakmadığı gibi ona doğru atılan tevbe adımlarını da asla karşılıksız bırakmamıştır Şöyle ki kalem suresi 50. Ayette yunus as. ı affettiğini şöyle buyuruyor; ‘’ Fakat rabbi (duasını kabul edip tekrar)onu seçti de onu iyilerden yaptı.’’ Her an kullarına binlerce nur ile icabet eden rahmet ve merhameti ile muamele etmek isteyen rabbimiz bizlerinde nefsinin karanlıklarından rahmetinin aydınlığına çıkaracaktır , tabi dilde zikir gönülde pişmalık olduğu müddetçe… Yunus as. da olduğu gibi.
    18.03.2019 / yeliz
  • Selman-ı Farisî şöyle rivayet eder: “Cennete ancak şöyle bir beraat ile girilebilir; ‘Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla, bu, Allah Teâlâ’tan falan oğlu falancaya yazılmış bir beraattir. Onu meyveleri sarkmış, yüksek cennete sokun.”
  • Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla:

    “Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.”

    (Âl-i imrân, 3/139)..☝️🌹