Rakı-meze
Birazdan bir yetmişlik ve yüzlük açacağım
Kafayı bulacağım semaya uçacağım
Sen rakımın mezesi gecenin eğlencesi
Sana sarhoş gönlümün ayyaş bir düşüncesi

Hadi korkma güzelim teninin şerefine
Senin için ettiğim yeminin şerefine
Yaklaş sokul yanıma beraberce sızalım
Sabaha ayıkırsak biraz kırda gezelim

Beyaz peynir ve zeytin birazcık kavun karpuz
Rakısız hiç olur mu bira da ne imiş kız
Bu gece şişelerin dibini bulacağım
Gerekirse bu gece koynunda öleceğim

Ah rakımın mezesi mutluluğun adresi
Sen ki deli gönlümün şehvet dolu medresi
Bu gece bu kadehi şerefine kaldırdım
Kadehime daima bakışını doldurdum

Bir kadeh kadar güzel ve de mutlu edici
Senin o gözlerin de şehveti yakaladım
Biz içelim güzelim doldursun meyhaneci
Bal gibi dudağında şöhreti yakaladım

Yani bu gün yetmişlik kesinlikle bitecek
Senin sımsıcak tenin gece bana yetecek
Bırakalım içmeyi birada sevişelim
Ama önce şişenin bir dibine düşelim

Hey kadınım bu rakı benim vazgeçilmezim
İçte bir gör halimi ey halimden bilmezim
Rakıma sen mezesin yatağımın neşesi
Her nedense bitmedi bu gün rakı şişesi

Muhterem Taş 2

RAKI VE MEZESİ
Birazdan bir yetmişlik ve yüzlük açacağım
Kafayı bulacağım semaya uçacağım
Sen rakımın mezesi gecenin eğlencesi
Sana sarhoş gönlümün ayyaş bir düşüncesi

Hadi korkma güzelim teninin şerefine
Senin için ettiğim yeminin şerefine
Yaklaş sokul yanıma beraberce sızalım
Sabaha ayıkırsak biraz kırda gezelim

Beyaz peynir ve zeytin birazcık kavun karpuz
Rakısız hiç olur mu bira da ne imiş kız
Bu gece şişelerin dibini bulacağım
Gerekirse bu gece koynunda öleceğim

Ah rakımın mezesi mutluluğun adresi
Sen ki deli gönlümün şehvet dolu medresi
Bu gece bu kadehi şerefine kaldırdım
Kadehime daima bakışını doldurdum

Bir kadeh kadar güzel ve de mutlu edici
Senin o gözlerin de şehveti yakaladım
Biz içelim güzelim doldursun meyhaneci
Bal gibi dudağında şöhreti yakaladım

Yani bu gün yetmişlik kesinlikle bitecek
Senin sımsıcak tenin gece bana yetecek
Bırakalım içmeyi birazda sevişelim
Ama önce şişenin bir dibine düşelim

Hey kadınım bu rakı benim vazgeçilmezim
İçte bir gör halimi ey halimden bilmezim
Rakıma sen mezesin yatağımın neşesi
Her nedense bitmedi bu gün rakı şişesi

Muhterem Taş 2

Rakı-meze
Birazdan bir yetmişlik ve yüzlük açacağım
Kafayı bulacağım semaya uçacağım
Sen rakımın mezesi gecenin eğlencesi
Sana sarhoş gönlümün ayyaş bir düşüncesi

Hadi korkma güzelim teninin şerefine
Senin için ettiğim yeminin şerefine
Yaklaş sokul yanıma beraberce sızalım
Sabaha ayıkırsak biraz kırda gezelim

Beyaz peynir ve zeytin birazcık kavun karpuz
Rakısız hiç olur mu bira da ne imiş kız
Bu gece şişelerin dibini bulacağım
Gerekirse bu gece koynunda öleceğim

Ah rakımın mezesi mutluluğun adresi
Sen ki deli gönlümün şehvet dolu medresi
Bu gece bu kadehi şerefine kaldırdım
Kadehime daima bakışını doldurdum

Bir kadeh kadar güzel ve de mutlu edici
Senin o gözlerin de şehveti yakaladım
Biz içelim güzelim doldursun meyhaneci
Bal gibi dudağında şöhreti yakaladım

Yani bu gün yetmişlik kesinlikle bitecek
Senin sımsıcak tenin gece bana yetecek
Bırakalım içmeyi birazda sevişelim
Ama önce şişenin bir dibine düşelim

Hey kadınım bu rakı benim vazgeçilmezim
İçte bir gör halimi ey halimden bilmezim
Rakıma sen mezesin yatağımın neşesi
Her nedense bitmedi bu gün rakı şişesi

Muhterem Taş 2

Rakı içmeliyiz seninle, Müzeyyen senar dinlemeli, Neşat ertaş’ı anlamalıyız. Ama çay bardağında içmeliyiz. Mezesi gözlerin,kirpiklerin olmalı benim yudumlarımın. Leyla’m çalmalı Neşat Baba’dan. Sitem etmeliyim sana tatlı tatlı. Huysuz ve tatlı kadına kadeh kaldırmalıyız.Her yudumda vurmalıyız şarkı bitene kadar.... Bir küçük öpmeliyim burnunu sevdalı sevdalı. Sarılmalıyız; türküler, şarkılar boyu... Anason esmeli ağzından ağzıma. Bir yürek dolusu eşlik etmeliyiz aşka... Bir akşam da mutlu olmalıyız işte ulan.

Yıllar önce yazmıştım: 25 Kasım 2013 UYARMIŞTIM

http://www.webunya.com/...yorumgozlerim-kapali

KAHRAMAN TAZEOĞLU OKUYORUM / GÖZLERİM KAPALI.

GİRİŞ : Aslında başlığı atarken tereddüt ettim. Şaire(Orhan Veli Kanık) büyük haksızlık bence,o güzel şiirin bir mısrasını intihal edip uyduruk bir başlık atarken içim cız ediyor [hala ediyor].
Hem şaire inanmak,hem de edebiyata inanmak aynı şeyler değildir. Edebiyat dar anlamda şairin uğraşı sonucu sanatsal atıfla yoğrulmuş ürünlerdir.D ikkat ettiniz mi darlaştırmaya çalışılan tanım bile ne kadar geniştir.Ben bu yazımda bu edebiyatın bu tartışmasına güncel bir örnekle son verme çabası içindeyim.

Edebiyatımızın şair ve romancısı

Yılların eskitemediği şairlerin efsanevi edebiyata başlama hikayeleri vardır. Kiminin annesi vefat edince şiir yazası gelir, kiminin aşık olası gelir de sevdiği kıza gizli gizli yazdığı mektupları öğretmeni yakalar ve bir bakar şair olmuştur.

Efsanevi hikayeler modern çağda azalsa da , öğrenebildiğimiz kadarıyla Kahraman Tazeoğlu berber çırağıyken Kadıköy FM ‘ de çalışmaya başlar daha sonra Radyo 7’de radyo programı yapmaya başlamıştır. Muhteremin hayranı olan bir arkadaşım, Radyo 7 ‘ de geceleri yaptığı program için : “Gecemi hüzne boğardı” deyivermiştir. Sonrası ne mi? Bir şiir kitabı veee serüven başlar.

Belki şair olurum seni aldırırım yanıma. / Onur ÜNLÜ

Şair olmak zor iş diyenlere, düşünenlere sesleniyorum. Çağın gereğini yapmak zorunda kaldığımız, aklımızın totaliter kalbimizin direnişçi olduğu çağda herkesin şiir yazası gelmiştir bir akşamüstü elbette. Aklın ve kalbin bu çatışmasından eminim güzel şiirler çıkmaktadır. Kimilerimiz ise şanslıdır, şair olabilmiştir. Eskinin şairleri gibi değil hem de : Bugün blog tarzında bir çok site de insanlar şiirlerini yayımlamaktadır. Sonuç olarak ise diyebiliriz ki şairlik bir meslek olmaktan çıkmıştır. Eskiler bir kese altın için şiir yazarken, biraz daha yeniler toplum , siyaset için yazarken biz bu çağda şiiri sevdiğiniz kızın defterinin arasına koymak ya da Facebook'ta paylaşmak için yazıyoruz. Şiirden, edebiyattan kim para kazanmış ki?
Ana temamız bellidir: "AŞK". Bütün şarkıların konusu(Serdar Ortaç’ın şarkıları dahil olmak üzere), mezesi haydari olan bütün rakı masalarının ortak konusu aşk değil midir? Statlarda bile evlenme teklif edilen bu çağda “Aşk teması” her yeri işgal ede dursun, şiir aşka hizmet etmek zorunda değildir, Bütün şiirler de aşk şiiri değildir. (Ahmet Kaya’nın seslendirdiği Mahur Beste’nin bir siyasi şiir olduğunu Deniz Gezmiş ve arkadaşları için yazıldığını şarkıda geçen Müjgan’ın eski dilde kirpik manasına geldiğini biliyor muydunuz?)

Aksini iddia eden varsa,buyursun

Aksini iddia etmek bence büyük bir delilik olur.Koskoca bir edebiyatı aşka kurban etmek hem aşka saygısızlık hem edebiyata ihanettir.
Kahraman Tazeoğlu’nun garabeti ise tam da bu noktada başlamaktadır.Şiirlerinin kalitesini düşüren,romanlarında kahramanlarını efsanevi ve özlü sözlü konuşturmaya iten kalemini aşka boğdurmasıdır. Kalem aşkı yazmalı ama gerçek hayatta hiç çöllerde aşkından kavrulan Mecnun gördünüz mü? Açlığından dolayı kum yiyen bir insan görürseniz bütün sözlerimi geri alacağımı söz veriyorum. Kahraman Bey’in kitaplarında olan ise tamı tamına budur, gerçeklikten uzak karakter ve olay örgüsü içerisinde yaşama mefhumundan uzak roman karakterleri sadece aşık olmak için yaşamakta ve sadece aşık olmak için yaşayanlarla beraber sadece aşık olmaktadır.Fuzuli , Kahraman Tazeoğlunu görse gülümserdi.
Kahraman Bey’in kitlesi lise ve üniversite çağındaki bayanlar ve az da olsa erkeklerdir. Özellikle ayrılık acısı çeken,aşka inancı sarsılan genç arkadaşlarım Kahraman Beye olan tutkularını ve sevgilerini her fırsatta dile getirmektedir,bize saygı duymak düşer.

Demokrasilerde ısrar ediyorlar bir de , ben rahatça ölsek diyorum / Güven Adıgüzel

Demokratik hakkımı kullanmak istiyorum bu yazımda herkesten fazla olarak.Ben Kahraman Beyi şair olarak görmüyorum, şairlik bir yana edebiyatın yakınında bile görmüyorum. Hatta aşk kavramını suistimal ettiğine inanıyorum.Kahraman Beyi şair,edebiyatçı olarak kabul etmek Turgut Uyar’a, Ataol Behramoğlu’na, İsmet Özel’e, Murathan Mungan’a ve Oya Baydar’a cephe almaktır. (Murat Menteş alınmasın onu da yazmadığım için , o da kitaplarında benden bahsetmiyor)

Kitleye saygı duymakla beraber,kitapçıların Çok Satanlar raflarının edebiyattan uzak,sanatsal yönelime aykırı, eşyanın tabiatına ters olduğunu da eklemek istiyorum.Yüz binler satan Kahraman Tazeoğlu kitaplarından sonuncusunun yaygın paylaşımlarından biri ile sözlerimi bitirirken hepinize standart bir hafta diliyor bu hafta ölecek olanların ailelerine sabır niyaz ediyorum:" Bir zamanlar benim olan ellerin, şimdi neden ellerin?" Kahraman Tazeoğlu
Yazar: Ahmet GÜÇLÜ