"Hz. Peygamber (s.a.v)'in vefatından sonraki ictihadî ihtilaflarına gelince, müçtehid imamlar arasında ihtilaflı olan meselelerin hemen hepsi Sahabe zamanındaki ihtilaflara dayanır."
"Allah Teala'nın böyle murad etmiş olmasındaki hikmeti teyid eden hususlardan birisi de, şer'î nassların çoğunluğunun delaletinin zannî oluşudur. Allah Teala bununla sanki bir yandan görüşlerin ve anlayışların çeşitlenmesiyle insanlara kolaylık dilemiş, diğer yandan da akılların önünde geniş bir alan açmıştır ki insanlar Kelamullah'tan ve Hz. Peygamber (s.a.v)'in sözlerinden istinbatta bulunsun ve çıkarılan hükümlerle (farklı tarzlarda) amel etsin!"
"Allah Teala, kullarının kendisine ibadet ettiği bu dinin hükümleri konusunda anlayış ve görüşleri birleştirmeyi dilese, bir yandan şer'î nassların yapısını değiştirir, diğer yandan da tek hüküm üzere ittifak etsinler diye insanların anlayış tarzlarını teke indirirdi."
"Selef, bütün bu hususlarda (fıkhî ihtilaflarda) mevcut kavillerin herhangi birisiyle amelin meşruiyetinde değil, iki seçenekten evla olanın tercihi konusunda ihtilaf etmiştir."
"Dinlerinde, Rabblerinin Kitabı'ndan ve Nebilerinin Sünneti'nden imamları tarafından çıkarılmış hükümlere ittiba eden avam ile, dinlerinde ruhban ve ahbarlarının –Allah Teala'nın emrine aykırı– nefsî görüşlerine uyan Ehl-i Kitap arasında bu noktada büyük bir fark vardır."