“Hikâye,” dedim, “gel seninle anlaşalım. Sen yarım kal, adını da Yarım Kalan Hikâye koyalım.”
“Sen zaten neyi tamam ettin ki?” dedi bana.
“Aslında, tam diye bir şey yoktur,” dedim, “her tam, bir üst yarımın alt basamağıdır. Yani yarım da bir bütündür.”
"Bu yüzden öldü" dedi bana Doktor Doinisio Iguarán. "Bizlerden daha sağlıklıydı; ama insan onun göğüsünü dinleyince yüreğinin içinde fokurdayan gözyaşlarını duyabiliyordu."
Ondan bize geriye kalan son şey buydu işte: Bir kurbanın anısıydı belleklerimizde kalan.
"Hiç daha ötesinin olması gerektiğini hissetmediniz mi? Sanki dışarıda bir yerlerde, parmaklarınızın hemen ucunda çok daha fazlası varmış da tek yapmanız gereken oraya ulaşmakmış gibi?"
"Basit çocuk ruhunda derinden derine bir şeyler değişiyordu: Hayata dair, hani içinde hepimizin bazen kederli, bazen neşeli köleler olduğumuz hayata dair, bazı gerçekleri kavramaya başladığını hissediyordu."