Bu kitabın ilk beş sayfasını kırk yedi günde okudum. Geriye kalan yüz doksan dokuz sayfayı ise dört saatte. Aralıkta başladığım, başlamaya yeltendiğim bu kitabı an itibarıyla bitirmiş bulunuyorum.
Başlayınca bırakamayacağınız bir roman. Beş yaşında olmasına rağmen koskoca emniyet teşkilatının çözemediği bir cinayeti aydınlatıyor kahramanımız. Bu cinayeyi çözerken yaşadığı olaylar, aklından geçen absürd hikayeler, hayali arkadaşlar bağımlılık yaratıyor bünyede. Alper Canıgüz'ün felsefe, edebiyat ve nöroloji(?) alanlarındaki bilgi birikimini de es geçmemek lazım.
"Çok sıkıldım, ne okuyacağım?" diyenlerin ve biraz eğlenmek isteyenlerin, aynı zamanda boşa vakit harcamak istemeyenlerin kurtarıcısı olabilir bu kitap. Deneyin derim. Çerez niyetine gider. (Şaka yapıyorum Alper, esaslı adamsın. Harbiden.)
Maç başlar başlamaz yemiştik golü. Hiç mühim değildi ama. İşte nihayet benim de hayattan bir beklentim vardı. İyi bir orta bekliyordum hayattan. Şöyle gelişine vurabileceğim, kavisli bir orta.