" bende tarçın sende ıhlamur kokusu
yürürüz başkentin sokaklarında
bir nehir şu tutuk konuşan cumartesi
üstünde iki yonga: çarşamba, bir de cuma
ayrılık lafları etme sevgilim
önümüz temmuz önümüz ağustos nasıl olsa ''
Hiçbirinizle döğüşemem
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var
Sizin alınız al inandım
Sizin morunuz mor inandım
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız!