Tenzile Demirtaş

Tenzile Demirtaş
@reader_rider
Henüz bozulmamıştı huzuŕu, ama üzülmüş, nedenini bilmeden bir ara ağlamıştı bile; ne var ki, gururunun incinmesi değildi ağlamasının nedeni. Gururunun incindiğini düşünmüyordu: Daha çok, suçlu hissediyordu kendini. Bulanık birtakım duyguların etkisi altında, yaşamın ondan uzaklaştığını hissederek, yeni bir şeylere duyduğu özlemle kendini belli bir yere kadar zorlamış, o yaşama şöyle bir bakmak istemişti... ve orada dipsiz bir uçurum, bir boşluk... veya çirkinlik görmüştü.
Sayfa 130·Kitabı okudu
Reklam
Soluk soluğaydı, tüm bedeni belirgin bir şekilde titriyordu. Ama bu bir delikanlının ürkek titremesi değildi, aşkını sevdiği insana ilk kez açmasının o tatlı korkusu da: İçinde çırpınan bir tutkuydu bu; öfkeye benzeyen, belki de öfkenin eşi olan çok güçlü, ağır bir tutku...
Sayfa 129·Kitabı okudu
Söyler misiniz, sözgelimi müzik dinlerken, sevdiğimiz insanlarla güzel bir akşam geçirirken, onlarla sohbet ederken duyduğumuz haz neden daha çok bir yerlerde var olan büyük bir mutluluğun yansımasıymış gibi gelir bize? Nedeni nedir bunun? Belki siz hiç tatmamışsınızdır bu duyguyu?
Sayfa 126·Kitabı okudu
Geride öylesine çok anı bıraktım ki: Petersburg'daki yaşamım, zenginlik yıllarım, arkasından gelen yoksulluk, sonra babamın ölümü, evlenmem, daha sonra yurtdışına gidişim, anlayacağınız... çok anım var, ama hiçbiri hatırlanmaya değmez; önümde, ilerideyse uzun, çok uzun bir yol var, ama bir amacım yok... O yolu gitmek de istemiyorum.
Sayfa 122·Kitabı okudu
Mutsuz biriyim çünkü... yaşama sevinci, isteği yok içimde. İnanmıyorsunuz bana, bunu danteller içinde, kadife koltukta oturan "aristokrat bir kadının" söylediğini düşünüyorsunuz. Gizlemiyorum: Konfor dediğiniz şeyi seviyorum, ama aynı zamanda yaşamayı pek o kadar sevmiyorum. Bu çelişkiyi nasıl isterseniz öyle yorumlayın. Ne var ki, bütün bunlar sizin gözünüzde romantizmdir.
Sayfa 121·Kitabı okudu
Reklam