Spoiler içerir!
Vedalar acıdır.
Fakat mutlu sonla biten vedalar buruk bir acıdır.
Soluksuz okudum. Ters köşeleriyle beni oldukça etkileyen bir kitaptı. Eğer Ruh Kadehi'nden sonra bu kitap çıkmamış olsaydı Nil ve Pamir'e günlerce ağlayabilirdim.
Bölümün başındaki figür resimleri bu kitap için fazla ürkütücüydü söylemek zorundayım.
Nil ve Pamir'in ilişkisinin derinlikleri beni çok şaşırttı. Pamir en başından beri Nil'i biliyormuş. Basketbol oynamasının nedeni bile Nil'miş... Pamir aslında kahveyi seviyormuş, buna da çok şaşırdım ahahah.
Gülbahar Sultan ve Nil'in annesinin öldüğünü öğrendiğimde hıçkıra hıçkıra ağlayacaktım. Nil'in doğru bildiği yanlışları öğrendiğinde ise öyle bir ters köşe oldum ki... Smirna'nın hain olduğunu öğrenmek de beni şoke etti.
Pamir'in üst üste gelen suçluluk duygusu için ona sımsıkı sarılmak istedim.
Bu arada kitabın ortalarında elinde çiçekler olan gri gözlü kız çocuğun anne ve babasını düşününce aklıma Ada ve Varis geldi...
Mutlu bitmesiyle beni mutlu eden nadir kitaplardan. Bu çifte onca şeyden sonra hakettikleri şekilde veda edebilmiş olmak çok güzel. İyi ki siz canım çiftim
Çocuğun parmak uçlarında hayata döner kız; bakışları bir şeyler anlatırken her daim hareket eden ve bunaldığında saçlarını dağıtan ellerindedir, küllüğüne çarpıp dudaklarına götürdüğü sigaranın gölgesinde... Siyah ona çok yakışır. Kapüşonunu başına geçirdiğinde aralarından sızan, ıslak ve koyu saç tutamlarında gezinir gözleri. İzmaritleri sayar. Bir. İki. Üç. Dört. Beş.