Tik, tak, tik, tak.
Kapıyı çarpıp çıktığında yere düşüp kırılan saatin yerine ruhum asıldı, bak!
Tik, tak, tik, tak.
Yelkovan, akrebime nasıl da uzak.
Tik, tak, tik, tak.
"Dur! Artık bırak!"
Ruhum da senin gibi bedenime tuzak.
Pamir:
Ama sanki onun mirasını taşıyor gibi, Soyhan'da hava hep yağmurluydu.
Ve ben her zamanki gibi şemsiye getirmemiştim.
Yağmurdan da ıslanmaktan da nefret ederdim halbuki çocukluğumdan beri.
Ama bazı yağmurlara şemsiye tutulmazmış işte.