insan olarak bizim yapabileceğimiz, yapmamız gereken zıtlıkları ortadan kaldırmaya çalışmak değil, zıt kutuplardan birinde aldığımız yeri bilmektir. o zaman aydınlığın ve karanlığın bizim için her hal ve şartta bir anlam taşıdığını fark edebiliriz.
o zaman zıtlıkların bulunduğu bir dünyada insan olmanın sorumluluğunu yüklenmemiz gerektiğini anlarız.
ışığı fark edecek kadar karanlıkta ve karanlığı tanıyacak kadar aydınlık içindeyiz. hayatımız için gerekli ışığı bize getirecek olanlar hayatımızı kaplayan karanlığın farkında olanlardır. bu yüzden insanoğlunun hayatını nelerin kararttığını bilmeyenlerin insanlık için bir aydınlık sağlayacağını beklememiz boşuna.
günümüzde galipler ahlakları, günlük yaşayışları ve kafa yapılarıyla da mağlupları kendi formlarına uydurma çabasındadırlar. üstelik batı medeniyeti girdiği her yerde yerleşmesini zorlaştıran unsurları temizlemek için çalışmakta, batılı hayat biçimini dışlayacak alışkanlık ve anlayış tarzlarını da öldürmektedir. medeniler barbarlıklarını hiç elden bırakmadıkları için iktidarlarını sağlamlaştırıyorlar diyebiliriz.
özünüzdeki değere dönmek aklınızı taktığınız bir husus olmayacak. çünkü özünü bir ahdin oluşturduğunu unuttunuz. böyle bir ahdin varlığını bile bilmiyorsunuz.