remziye erdaloğlu

remziye erdaloğlu
@remzataaa
trabzon
29 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·172 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
anthony burgess'in yazdığı en önemli romanlardan biridir. 1971 yılında ünlü yönetmen stanley kubrick tarafından beyaz perdeye aktarılmıştır. kitabın baş kahramanı orospu çocuğu alex tam bir suç makinesı olup çetesiyle birlikte tecavüz başta olmak üzere işlemedik suç bırakmazlar. birgün bir yazarın evini basarlar ve yazarın karısına tecavüz ederler; yazarın yazmakta olduğu kitabın ismi otomatik portakal'dır. alex'in çetesi dağıldıktan sonra, çete üyeleri tarafından ihbar edilen alex devletin üzerinde çalıştığı bir beyin yıkama ve köleleştirme projesinde kobay olarak kullanılır. bu proje kapsamında suçlular türlü işkenceler sonunda suçtan iğrenen bir hayvana dönüştürülürler. otomatik bir makine haline gelen alex bu duruma kısa bir süreliğinede olsa itiraz edip '' otomatik portakalmıyım ben.'' sorusunu yöneltir..
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009112,9bin okunma
Reklam
Süper Bir Kitap Okudum
10/10
·276 syf.··
Beğendi
·
2020 13. kitabı
Özgürlük savaşçılarını hep cehpelerde, dağlarda ya da düşüncelerinden dolayı hapislerde tanıdık... Kitap bu yüzden bambaşka bir özgürlüğü ele alarak kendine hayran bırakıyor. Cinsel suç iftiraları ile mücadele eden bir avukatın samimi ve son derece gerçekçi bir bakış açısından kaleme aldığı bu roman son derece beni etkiledi. Bazen gülmekten gözümden yaşlar gelirken bazense içim kan ağladı. Kitabın karakterleri muhteşem tasarlanmış ve sade akıcılığı ile bir solukta okunuyor. Bu güzel eser 3 ayrı kısımdan 13 ayrı bölümden oluşuyor ve yazar tıpkı bir Nolan filmi gibi bir akıcılık ile hiç bir bölümde okuru sıkmıyor... Türkler yeraltı edebiyatı yazamaz diyenlere kapak olacak cinsten bir orjinal konulu kitap okuduğumu bir iki bölüm sonra fark ettim. Kitabın olumsuz bir yönünü göremedim, cinsel suçlarla mücadele eden kahramanımızın tabi ki de cinsel hayatını göreceğiz. "Su testisi su yolunda kırılır" diye boşa dememişler. Her şey bir yana "zengin kız fakir oğlan" ve türevlerinden ya da "aşk acısı" nın 1001 türlü halinden sıkılanlar için edebiyata bambaşka bir konuyla ve orjinallikle gelen yazarın "Namus Namına Tutuklusun" romanını şiddetle öneririm. Şimdiden keyifle okumalar dilerim...
Edebiyat
Namus Namına Tutuklusun!Mehmet Batak · Perseus Yayınevi · 202022 okunma
Puan vermedi·736 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
italyancam yoktur, ancak "gülün adı"nın il nome della rosa'nın birebir çevirisi olduğunu tahmin edebilmek için italyanca bilmeye de gerek yok galiba. neyse, benim söyleyeceklerim de tam bununla ilgili. kitabı okuyanlar hatırlar; jorge, tüm o cinayetleri gülme* olgusunun günah oluşuna inanması sebebiyle planlamış ve işletmiştir. ancak, asıl ilginç tesadüf de kitabın türkçe çevirisinin adında ortaya çıkar işte: "gülün adı", "gül adlı bitkinin adı"nın karşılığı olmasına rağmen, buradaki gül, gülme eyleminin de emir kipidir. böyle de ilginç bir rastlantı ortaya çıkmış olur ortaya. umberto eco bu ironiyi farkederse baya güler, eminim.
Gülün AdıUmberto Eco · Can Yayınları · 202015,9bin okunma
9/10
··
Beğendi
du$unme eylemini daha cok yapmayi saglayan, her$eyi hemen kabullenmemeyi ogreten, bilimden farkli olarak geli$imin bir onceki bilginin yerine bir yenisi getirip tez,antitez ve sentez kuramlarini kurmayi amaclayan, cevap bulmaktan cok sorulmasi gerekne daha fazla sorunun ortaya atildigi bir olgu
Felsefe Muhabbetlerine DevamNigel Warburton · Maya Kitap · 201750 okunma