Merhaba sevgili okurlar.?
Dan Brown'un "Illüminati" veya "melekler ve șeytanlar" en sevdiğim yazarlardan biridir Dan Brown.
Kitabı okuyacak olan okurlara söylemek isterim ki girișteki gerçekler bölümünü okumalısınız.
Yazarın dili oldukça açık ve okuru boğmuyor, birçok bilgilendirici kısım olmasına karșın bu bilgiler de yapbozun bir parçası olduğundan hem sıkılmıyor hem de yeni șeyler öğrenmiș oluyorsunuz. Oldukca sürükleyici bulduğumu söyleyebilirim sanırım.
Macera ve polisiye romanlarında benim için en önemli olan unsurlardan biri de sonudur. Ve açıkçası kitap çoğu okur için ters köșe denebilecek bir sonla bitiyor.
Kitap; zaten din ve bilimin çatıșmalarını karakterlerimizin inançla ilgili fikirlerine ve dinin gerekliliği veya gereksizliği konularını tüm açıklığıyla ișlerken kitaptaki iki karakterin hayatının da bunu vurgulamıș olușu bana yazarın 'inanç nedir?' sorusuna farklı bir bakıștan verdiği cevap gibi geldi.
Dan Brown'un daimi karakteri Robert Longdan bir gece yarısı bir telefonla uyanır ve duyduğu șey ile ilgilenmeden çok sinirlenerek kapatır. Sabaha karșı bir saatte arayan bu kiși ısrarcıdır. Telefonu kapatan Robert, bir fax geldiğini görür ve gördüğü șey ile adeta çarpılır.
Bu fax üzerine karakterimizi özel uçakla birkaç saat içinde İsviçre'deki CERN'a götürürler ve macera bașlar. Robert, ișlenen bir cinayetin peșine düșer. Bu macera Vatikan'da sona erecek olan eșsiz bir gizemi barındırır. Illüminatiye ilgisi ve merakı olan arkadașlarımızın bildiği üzere Dan Brown, bu tarzda yazan eșsiz bir yazar.
CERN'da ișlenen bir cinayet, kurbanın geçmiși ve üzerindeki Illüminati ișareti Robert'ı oldukça heyecanlandırır.
Kurbanın kızı bayan vetra ile vatikan'ın gizemli girilemez arșivlerine kadar çok derin bir süreç bașlar. Kurbanı öldüren örgüt, vatikan'daki papa
IlluminatiDan Brown · Bastei Lübbe · 200342bin okunma
Sizin dünyanız o kadar hızlı dönüyor ki,
yaptıklarınızın etkilerine bakmak için bir an olsun dursanız, bir bașkası önünüze geçecek size toz yutturacak.