Güzelliğin objelerin kendisinde değil, objeler arasında türeyen gölgelerin şekillerinde, ışık ve karanlıkta olduğunu düşünürüz. Gölgelerinden ayrılan parıltılar bir mücevherin cazibesini kaybetmesi gibi güzelliklerini kaybeder.
Utanç kültürlerinde yaptırımlar kişiyi dışardan kontrol etmek içindir, fakat suçlama kültürlerinde yaptırımlar içten gelir. Utanç kültüründeki kişi dışarıya başkalarının gözlerine bakar ve onların aşağılamasına ya da istismarına maruz kalmamaya çalışır; suçlama kültürlerinde kişinin bakışları içe yönelir ve bilinç rehberi olur.
Mekan, düzgünleştirildiği, pürüzlerinden arındırıldığı ve içi boşaltıldığında şeffaflaşır. Şeffaf mekan semantik açıdan fakirdir. Anlamlar ancak eşikler ve geçişlerle, yani engellerle ortaya çıkar.