"Tesettürde ihlâslı olmak demek: Sadece ve sadece Rabbinin rızasını gözeterek örtünmen, sadece ve sadece O, benden hosnut olsun diye tesettüre bürünmen, O'nun rızasından başka hiçbir kimsenin hoşnutluğunu kazanmayı düşünmeden kapanman demektir. Velev ki o kimse eşin, annen, baban veya kardeşlerin bile olsa..."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Unutmamak gerekir ki bir şey ancak çok değerli ve çok kıymetli olduğunda gizlenir, saklanır, koruma altına alınır. Değersiz, önemsiz ve kıymetsiz şeylerin saklanmaya, gözlerden ırak tutulmaya ihtiyacı yoktur."
Eğer sen bu cennete talip isen ve öldükten sonra orada ebedî bir mutluluğu arzuluyorsan, o zaman Allah'ın isteklerine râm olacak ve O'nun senden talep ettiği hayat tarzına titizlikle riayet etmeye çalışacaksın. Ama unutma ki bu kolay olmayacaktır. Bunu ön kabul ile kabul etmelisin. Zira bâtılın kol gezdiği, her yeri işgal ettiği ve neredeyse tüm kadınları hegemonyası altına aldığı hiçbir dönemde, iffet ilkesi üzere kurulu İslami bir hayatı yaşamak kimse için kolay olmamıştır ve bundan sonra da kolay olmayacaktır.
Herkesin gönlünce giyindiği, nefislerinin esiri olarak özgürce (!) çarşı pazarlarda dolaştığı, şehvetlerinin arzu ettiği şekilde rahatlıkla her yere girip çıktığı bir dönemde, senin sadece ve sadece Rabbinin hatırı ve rızası için bu ortamlarda bulunmaman ve onların yaptığı gibi özgürce davran(a)maman, tabiatıyla nefsine zor gelecektir. Ama bacım, şunu hiç aklından çıkarma ki, ebedî mutluluk diyarı olan cennetin yolu hep nefse ağır gelen zor amellerle donatılmıştır. Buna mukabil cehennem de hep nefsin isteyip arzu duyduğu çekici şeylerle süslenmiştir.
Allah Resûlü (sav) bu hakikati şu sözleriyle dile getirir: "Cehennem, nefse hoş gelen şeylerle kuşatılmış, cennet ise nefsin istemediği şeylerle çepeçevre sarılmıştır."
"Unutma ki izzet; hevaya tabi olmakta değil, İslam'ı yaşamaktadır.
İzzet; şirke bulaşmakta değil, tevhide sahip çıkmaktadır.
İzzet; açık saçık olmakta değil, namusu muhafaza etmektedir.
İzzet; hayâsızlıkta değil, iffetli olmaktadır. İzzet; teberrücde değil, örtüyle kapanmaktadır.
İzzet; çarşı pazarlarda boş boş dolaşmakta değil, evlerimizde edep, ahlak ve vakarımızla oturmaktadır.
İzzet; karşı cinsle aynı ortamları paylaşmakta değil, onlarla alabildiğine ayrışmaktadır.
İzzet; kâfirlerin hayat tarzını benimsemekte değil, İslam'ın hayat modelini özümsemektedir.
İzzet; necis ve kokuşmuş Batı'nın öngördüğü yaşam biçimine "evet" demekte değil, aksine onların dikte ettiği yaşam tarzına koca bir "la" diyebilmektedir.
Hâsılı, izzet ancak ve ancak Allah'ın (e) istediği hayatı yaşamakta ve cennete götüren amellere sıkı sıkıya bağlı kalarak O'nun gösterdiği yolda sabit adımlarla ilerlemektedir. Allah'a yemin olsun ki bunun dışındaki bir hayatta ne şeref vardır ne de izzet!"