İbnu'l Kayyim (rh) der ki: 'Bir kul eğer ileriye doğru gitmezse, mutlaka geri kalır; başka seçenek yoktur. Kulun durağı yoktur ve daima seyir halindedir. Ya yukarı çıkar ya aşağı iner; ya ileri gider ya da geriye... Ne tabiatta ne de şeriatta durağanlık yoktur. Burada ya cennete veya cehenneme götüren aşamalar söz konusudur.
Bu merhaleleri kimi hızlı kat eder, kimi yavaş; kimi ileri gider, kimi geri kalır. Fakat her halükarda yolda duran kimse yoktur. Yolda gidenler ancak gidilen yerin yönü, bir de sürat ve yavaşlıkta birbirlerinden ayrılırlar.
Nitekim ayet-i kerimede: 'Hiç şüphesiz o (Sakar), en büyük (cezalardan) biridir. İnsanlar için uyarıcıdır; sizden öne geçmek ve geride kalmak isteyenler için. "'buyurulmakta fakat duran bir kimseden bahsedilmemektedir. Çünkü Cennet ile Cehennem arasında başka bir mevki yoktur. Salih amellerle cennet yolunda ilerlemeyen, kötü amellerle cehennem yolunda kalır."