Bu noktada tarihi bir gerçek su yüzüne çıkmıştı; bölge insanı ve aşiretlerinde özde bir Kürdistan ve Kürt’lük hayali ile
buna bağlı olarak bir Kürtçülük faaliyeti söz konusu değildi.
Başta
Kürt aşiretlerinin Kuzey Avrupa’dan değil de, Orta Asya’dan çıktıklarına ve Anadolu’ya yayıldıklarına
dair bizce yeterli delil mevcuttur ve bu deliller sadece kalıntılar değildir.
44. Sayfa da denk geldiğim bir kısım. Delildir diye değil ilginç diye atıyorum:
Türk kökenli Macaristan’ın 9 vilayetinde Kürt ismiyle anılan köyler mevcuttur. Macar Türkolog Nemeth, Macar oymaklarının dokuz tane olduğunu söyleyerek isimlerini Kabar, Kürt, Gyarmat, Taryan, Yene, Ker, Resei, Niyet, MefYer olarak belirtmekledir.
Sayın Kenan Evren var olan bir tartışmanın içerisine girmedi. Eğer kamuoyunda böyle bir tartışma olsaydı ve O da fikrini söyleseydi anlaşılabilirdi. Aslında çok farklı bir şey yaptı. Olmayan bir konuyu gündeme taşıdı ve üstelik de bu tip konulara Türk halkı olarak pek de alışık değiliz. Aslında Kenan Paşa her olayın içerisinde yorum yapan bir kişi de değil. Birden bire bu şekilde bir çıkış yaptı.
Devamında:
Üstelik de geçmişine baktığımız zaman bu gerçekten bir sürpriz oldu. Kendi döneminde sokakta ve hatta aile içinde bile kürtçe konuşulması yasaklanmıştı. Buna karşılık şimdi Türkiye'nin Diyarbakır da dahil olmak üzere bir takım eyaletlere bölünmesi gerektiğini söylüyor. Böyle bir eyalet sistemi düşüncesiyle Türkiye'ye yönelik bir yeniden düzenleme yapılmak isteniyor gibi geliyor bana. Ama Türkiye'de böyle bir ihtiyaç ortaya çıkmamıştır. Türkiye'nin bugünkü haliyle yönetilemediği söyleniyor ama böyle bir ihtiyaç ortaya çıksa ve tartışılsaydı; bu açıklama bir anlam ifade ederdi.
Pek çok yazar şu anda Küba'daki kriz esnasında dünya büyük bir nükleer savaş tehlikesini atlattığını söylüyor.
Çok büyük bir facianın eşiğinden dönüldüğü konusunda herkes müttefik, ama niçin böyle bir facianın eşiğine gelindi bunu söylemiyorlar. Benim analizime göre Rusya anlaşmanın sona eriyor olduğunu, hedef haline getirildiğini ve yıkılma tehlikesi taşıdığını belirtti. Buna razı olmayacağına göre bir savaş tehlikesi belirdi. ABD nükleer bir savaşı göze almak yerine, kendi başkanını feda etmeyi yeğ tuttu.
Ve doğru bir davranışta bulundu. Bunu da telafi etmek için
SSCB Lideri Kuruchev geri çekildi, Ruslar korktu dediler ve böylece mesele atlatıldı. Rusya'nın geri çekilmesiyle şöyle bir pazarlık oldu zannediyorum. Rusya ben geri çekilmeyi kabul edeceğim sende başkanını feda et, dedi.
devamında:
Amerika böyle bir nükleer savaş tehdidi sebebiyle başkanını feda etmiş bir ulustur. Burada küresel sermayeye verilmek istenen mesaj '' Size de aynısını yaparız'' dır.
Bugün bir arkadaş daha benden kitap tavsiyesi istedi. Kitapla alakası olmayan ve bunu gizlemeyen tek kullanıcıdan kitap tavsiyesi istediğinin tabiki de farkında değildi. Bende kitaplarla bir alakam olmadığını uygun bir dille anlattım. Diyorumki bana şöyle birkaç şekilli şüküllü kitap söyleyin de tavsiye isteyen olursa hebele hübele etmeyeyim 😀