Pekka Rollins'e kimse oyun çeviremezdi. Kimse cürret edemezdi buna. Fakat Brekker etmişti. Rollins bunun sadece bir başlangıç olup olmadığını merak etti.
"Yiğit," dedi Rollins, " Jan Van Eck için dua etsek iyi olacak sanırım."
"Brekker onu alt edebilir mi sizce?"
"Düşük ihtimal ama dikkatli olmazsa bence o tüccar ölüm fermanını kendi elleriyle imzalamış olabilir."
Paramı alacağım, diye yemin etti Kaz. Ve sevdiğim kızı da kurtaracağım. Inej asla onun olmayacaktı; ama ona çok uzun zaman önce vaat ettiği hürriyeti vermenin bir yolunu bulacaktı.
Kirlieller, pis işi yapmak için gelmişti.
Inej, Kaz'dan başka biri, daha iyi bir insan, daha nazik bir hırsız olmasını istemişti ama o çocuğun burada yeri yoktu. O çocuk bir ara sokakta açlıktan kıvranmıştı. Ölmüştü. O çocuk onu kurtaramazdı.
Koşmaya başladı. Ayakları çabuk, ipekleri tüy gibiydi. Şu anda onlar umrunda değildi. Heleen Van Houden'i üçkağıda getirmişti. Ondan aptal ama değer verdiği bir parçasını çalmıştı. Yeterli değildi -asla yeterli olmayacaktı- ama bir başlangıçtı. Daha nice genelev patroniçesini kandıracak, nice köle tacirini aldatacaktı. Üzerindeki ipekler tüydü. O özgürdü.