Rumeysa Yıldız

Rumeysa Yıldız
@rm3yssa
‍️
öğenci
24 Temmuz 2006
69 okur puanı
Aralık 2021 tarihinde katıldı
Üşüyorsun; çünkü yalnızsın, içinde gömülü duran ateşi hiçbir insanın yakınlığı alevlendirmiyor. Hastasın; çünkü duyguların en güzeli, insana bağışlanan en tatlı, en yüce duygu senden uzak duruyor. Aptalsın; çünkü onca acı çekerken gene de mutluluğu yanına çağırmaktan kaçınıyorsun; onun seni beklediği yere doğru bir adım atmaya bile yanaşmıyorsun.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Benimle yaşlanır mısın? Yemek yaparız beraber. Bakarsın ocakta unutur, yakarız. Suçu birbirimize atarız. Çamaşırları birlikte asarız. Ben mandalla burnunu sıkarım sen ağlıyormuş gibi yapıp beni kandırırsın. Kalan mandalları aşağıdan geçen adamın kafasına atar içeri kaçarız. Birlikte banyo yaparız. Ben senin saçlarını sen benimkileri yıkarsın. Sen gitar çalarsın ben mızıka. Önümüze para atarlarsa sıcak simit alırız. Mutlu oluruz. Sen kurabiye yaparsın, ben kahve hazırlarım, sohbet ederiz, kitap okurum sana. Sen şarkı sözleri söylersin ben ıslık çalarım. Dans ederiz. Ben senin fotoğrafını çekerim sen benim resmimi yaparsın. Lunaparka gideriz birlikte, pamuk şeker alırım sana, atlıkarıncaya bineriz. Benimle yaşlanır mısın...
Güneşe çıkmaktan korkmuyorum. Gündüzleri etrafındaki insanlarla uğraşırsın; geceleri aklındakilerle. Ve ben etrafımdaki insanlardan beklediğim karşılığı alamayınca kendime yöneldim. Geceyi seviyorum, çünkü insanların sahtelikleri olmuyor. Aklımdaki karmakarışık karanlığı gecenin ıssızlığıyla dengelemek güzel hissettiriyor. Kendimi tamamen kendime verebiliyorum, insanlarda aradığım huzuru kendimde buluyorum.
"Ne zor şey insanın hissetiklerini söyleyememesi. Ne zor şey severken susmak. Bu ömür bu susmalar için fazla kısa değil mi?"
Dünyada gözyaşı dökülemeyecek üzüntüler vardır işte. Bunlar kimseye anlatamayacağınız gibi, anlatsanız bile kimsenin anlayamayacağı türden şeylerdir.