Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı dermansız bırakan, yastıkta öbür tarafa dönme isteğini bile söndüren bir şey.
Ahlak nedir mösyö? Maddi manevi cezalandırma korkusuyla, geçerli kurallarına aykırılıktan kaçınılan şey değil mi? Pekâlâ... Ceza korkusuyla yaşayanlarca ahlak neyse bizim için de bu kuralımız işte odur.