Goethe, Rein kıyılarında yaptığı bir gezide, Cononya katedralini incelemiş. Bu katedralini yapan eski mimarların, işçiye kendi aldıkları ücrete eşit ücret ödediklerini görmüş. Bunun nedeni de , ortaya iyi bir yapıt çıkarmakmış. Burjuva toplumuna göre bu olağandışı görülür.
"Bilindiği gibi , geliri az olan sınıfa doğrudan doğruya ağır vergiler konursa, bu sınıf arasında başkaldırma belirtileri başlar. Akıl, yönetici sınıfları bu konuda ılımlı olmaya yöneltir. Bu vergiyi doğrudan doğruya zorunlu ihtiyaçlar üzerine koyacağına, dolaylı olarak koyar. Böylelikle piyasadaki fiyatlar yükselir, vergi de sezdirilmeden toplanmış olur. Böylece çoğunluk , verdiği gerçek verginin miktarını bilmez. Tüketicinin ekmek, tuz, et, şeker, kahve, bira , zeytinyağı vs. için verdiği vergiyi hesaplamak güçtür. Bundan ötürüdür ki , halk ne ölçüde soyulduğundan habersizdir."
"Kadınla erkeğin memleket işleriyle , toplum sorunlarıyla aynı şekilde ilgilenmeleri, aralarında öyle bir bağ yaratır ki , ortak ilişkilerine zarar vermek şöyle dursun , tersine bu ilişkileri daha da düzeltir, düzenler. Kadınla arkeğin arasındaki düşünce alışverişi , ortak öğrenim, bugüne dek aralarında var olmayan bir ilişki ve anlaşma doğurur. Bu dereceye yükselmiş bir kadın , erkeğin sırtında bir yük değil, erkeğe bir yardımcı olur."