Narsist bir birey, temelde derin bir özgüvensizliği örtbas etmek adına inşa ettiği görkemli bir sahte benlik üzerinden dünyayı algılar. Bu durum, başkalarını sadece kendi ihtiyaçlarını karşılayan veya hayranlık sağlayan nesneler olarak görmesine yol açtığı için empati yeteneğinin ciddi şekilde kısıtlanmasına neden olur. İlişkilerinde sürekli bir onay ve özel muamele beklentisi içinde olan bu kişi, en ufak bir eleştiriyi bile varoluşsal bir tehdit olarak algılayıp manipülatif savunma mekanizmalarına başvurabilir. Sonuç olarak narsizm, bireyin kendi yarattığı kusursuzluk illüzyonuna hapsolduğu ve gerçek insani bağlar kurmakta zorlandığı, dışarıdan mağrur ancak içeriden oldukça kırılgan bir döngüdür.