“Sanatı basit bir propaganda aracı görmek çok yanlış ve ileride yabancılaşma yaratır. Ancak sanat toplumun çelişkilerini ve hissiyatlarını ifade etmeli."
Kürt özgürlük hareketi, devleti bazı toplumsal grupların ve sınıfların menfaati için kâr elde etme aracı olarak görür. Devlet, insanları izole etmenin ve otoriteye bağlılığı pekiştirmenin
yollarını arar. Kürt özgürlük hareketine göre, devletin karşısında, binlerce yıldır devletin
sömürgeleştirdiği ve kendine tabi kıldığı toplum bulunmaktadır. Kürt özgürlük hareketi anti-devletçiliğiyle Gramsci'nin sivil toplum kavramını, devleti yenmek için sivil toplumu güçlendirmeyi önermek için kullanır.
Birçok kişi, toplum ve devlet arasında kavramsal bir ayrım yapmakta güçlük çeker. Antonio Gramsci bir keresinde sivil toplumu burjuva devletinin temeli, bir çatışma alanı olarak tanımlamıştı. Gramsci sivil toplumu, egemen sınıfların hegemonya üretimi ve dolaysıyla rıza üretimi için kullandığı bir araç olduğunu ve mevzi savaşında devrimciler tarafından ele geçirilmesi gerektiğini varsaymıştı. Oysa bugün sendikalar ve sivil toplum örgütlenmesi, Kapitalist modernitenin hegemonyasına artık sınırlı da olsa bir rıza ürettiği ve sivil toplumu politik katılımın bir aracı olarak etkisizleştirdiği görülüyor.
KSDF’nin(Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu) geliştirdiği siyasal örgütlenme modeli daha yeni hayata geçildiği için pratiğini ve etkisini fazla tartışamıyoruz. Ancak 2011 yılından beri uygulanan başarılı bir demokratik halk örgütlenmesine dayanarak başarılı olacağına inanıyoruz. Bu modelin nasıl gelişeceği konusunda çok heyecanlıyız ve herkesi detaylı şekilde takip etmesini tavsiye ediyoruz. KSDF ile gelen model tüm halkları, kadınları, sınıfları ve diğer toplumsal kesimleri daha fazla derin demokratik temelde bir araya getirmek potansiyelini taşıyan ve çağımızın dünyasında olmayan bir model. Savaşlar
içinde büyük zulüm gören Ortadoğu halkları için ise hayati bir çıkış yoludur.
Her bir halk meclis üyelerinin % 40’ı ilgili coğrafyada bulunan toplumsal örgütlenmelerden oluşması çok önemli bir özelliktir. Bir halk meclisinin % 40’ının toplumun örgütlenmelerinden gelirse, halk meclisinde bir parti veya siyasi hareket çok daha zor şekilde çoğunluğu elde etmiş olur.
Bu da halk meclisinde yer alan bütün veya çoğu aktörleri uzlaşıya ve bir kesimin diğerinin üstünde egemenlik kurmasını engellemeye yönlendirecektir.