"Feminist devrimin özünde şu kabul yatar: Toplumsal hayata soyut, evrensel, cinsiyetsiz bir toplumsal öznenin gözünden bakamayız zira kapitalizmde toplumsal işbölümüne niteliğini veren ırksal ve cinsel hiyerarşiler, özellikle de ücretli ile ücretsiz arasındaki ayrım eşitsiz güç ilişkileri üretmekle kalmaz, nitelik olarak birbirinden farklı deneyimler, dünyaya dair farklı perspektifler de ortaya çıkarır."
"Kadınların erkeklerin müştereği olarak nitelendiği, kapitalistlerin doğanın zenginliklerini sahiplendiği gibi erkeklerin de serbestçe sahiplendiği doğal bir zenginlik ve hizmet kaynağı olduğu, kolektif bilincimizin derinlerine kazınmıştır."
"...sol, savunulan, geliştirilen, uğruna mücadele edilen birçok müştereğin nasıl bir araya getirileceği, bunların tutarlı bir bütün oluşturabilmesinin ve yeni bir üretim biçiminin temelini atabilmesinin nasıl sağlanacağı sorusunu sormamıştır."
"Her gün 'elleriyle çalışanlar' (Brecht) 'kafalarıyla çalışanların' ve megamakinenin yeniden çalışmasını mümkün kılar ama en iyi ihtimalle ancak çalışmayı reddettikleri zaman hatırlanırlar."
"Sermaye bizi devamlı hareket halinde tutar; bizi ülkelerimizden, çiftliklerimizden, bahçelerimizden, evlerimizden, işyerlerimizinden ayırır; zira bu, ucuz ücretleri, topluluğun dağınıklığını, hukuk, mahkeme ve polis karşısında azami düzeyde bir savunmasızlığı garanti eder."