Hayalden doğan umutlar, genellikle zaman içinde kırılıp giderler, temelleri yoktur.Tıpkı köksüz bazı ağaçlar ve çiçekler gibi...hayallerin trajik kaderi budur.Ama yine de hayalsiz yapamayız.İyiyi ve kötüyü tanıyacağımız yolda yürüyebilmek için hayaller gereklidir.
Oysa insanlar düşünen yaratıklar olarak ortaya çıkışlarından beri kendilerini daha iyi tanımaya çalışmışlar, ama bütün çabalarına rağmen şu soruya bir cevap verememişlerdi.Kötü, hemen hemen her defasında, niçin 'iyi'den daha güçlü olarak ortaya çıkıyor?
Cengiz Aytmatov'un şaheserlerinden biri.Okurken su gibi akıcı bir dille ve konu örgüsüyle yazılmış olması sebebiyle 224 sayfanın nasıl bittiğini anlayamadım.Okumak isteyen arkadaşlara tavsiye ederim.
Özellikle okurun yaşınında kitaptan alınan zevki farklı kılacağı kesin.Aytmatov kitabın baş kahramanı olan Gülsarı ve Tanabay'ın ilk karşılaşmalarından son anlarına kadar geçen sürede başlarından geçen hikayeler ile insanın doğum, çocukluk, gençlik, olgunluluk ve yaşlılık dönemlerini nasıl geçirdiği hayalleri, yapmak istedikleri ile yapabildikleri arasındaki farkın muhasebesini eşsiz bir anlatımla okurla paylaşıyor. Fonda doğanın güzelliği, Kazak kültürünün ögelerini, dönemin siyasi rejimi ve aksayan yönleri okuyucunun gözleri önüne net bir şekilde sunuyor.