Röportaj

Türkiye'de Bu Kadar Tanındığımı Bilmiyordum

Dünyaca ünlü tıbbi gerilim yazarı Tess Gerritsen de TÜYAP Kitap Fuarı'na katılacak isimler arasında. Tess Gerritsen'le imza günü öncesinde yeni kitabı “Karanlığın Ayak İzlerini” konuştuk.

(Bu röportaj, 5 Nisan 2015-11 Nisan 2015 tarihleri arasında 1000Kitap'ta haftanın röportajı seçildi.)

Hayır zor olmadı çünkü yedi yaşımdan beri hayalim yazar olmaktı. Babam yazarlığın sağlam bir meslek olduğunu düşünmüyordu, onun yerine beni tıbba yönlendirdi. Onu memnun etmek istedim, bu yüzden tıp okudum. Ama kalbimde bir yerde her zaman yazar olmak istediğimi biliyordum. Nihayet bir kitap yazma fırsatı bulduğumdaysa ilk tutkum olan yazarlığa döndüğüm için çok mutluydum.

Romanlarınızdaki bilimsel ve arkeolojik ayrıntıları oldukça başarılı bir şekilde işliyorsunuz... Eğitiminizin bu noktada nasıl bir katkısı oluyor?

Aldığım bilimsel eğitim problemlere bir bilim insanının bakış açısıyla yaklaşmayı öğretti. "Neden" diye sorup olaylarının nedenlerini anlamaya çalışıyorum. Bir şeyleri gerçek dünyanın algısına göre açıklama isteğimin nedeni mantığa inanmam, sihire değil. Maura Isles karakterinin nasıl ortaya çıktığının da cevabı bu, çünkü o da pek çok yönden anlattığım tarzda biri. Üniversiteden gelen antropoloji altyapım farklı insan gruplarını anlamama yardımcı oluyor. “Yörünge”'yi yazdığımda farklı bir kültürü keşfediyor gibi hissettim, mühendislerin kültürünü. Antropoloji eğitimim ise nasıl çalıştıklarını ve düşündüklerini anlamada bana çok yardımcı oldu.



çeken her şey hakkında yazabilirim ve ilgimi çeken çok şey var! Yazarlar çok meraklı insanlar olma eğilimindedirler. Sorular sorarız, çeşitli konular hakkında geniş bilgi sahibi olmak isteriz. İlginç bir olay veya durumla karşılaştığım her seferinde, hakkında bir şey yazmak isterim. Dolayısıyla benim konum her şey olabilir. Sonra o konuyu daha iyi anlayabilmek için araştırma yaparım ve bu aşama çok eğlencelidir. Her kitabımla yeni bir şeyler keşfediyorum.

HİTCHOCK GİBİ YAZMAK İSTERİM



Eski tür casus gerilimi/ romans tarzı filmleri izlemeyi çok severim. Örneğin; yönetmeni Alfred Hitchcock olan "Gizli Teşkilat" filmi. Böyle bir şey yazmak istedim. “Karanlığın Ayak İzleri”ndeki aşk hikâyesinin, cazibe ve casusluk içeren uluslararası bir çerçevesi var. Çok rahatsız edici değil, ama aynı o eski filmler gibi tasasız ve bol eğlenceli.

Karakterlerinizi nasıl oluşturursunuz?

Başlangıçta karakterleri detaylı düşünmem ve çok fazla planlamam. Yazmaya başladığımda, karakterlerle ilgili bildiğim şey cinsiyetleri, yaşları, güzel veya sıradan olduklarıdır. Yazarken onlar hakkında daha çok şey öğrenirim. Kendilerini bana tanıtırlar. Gerçek biriyle ilk kez tanışmak gibi, hakkında sadece birkaç şey bilirsiniz. Onlarla vakit geçirdikçe daha çok şey öğrenirsiniz. İşte ben de karakterlerimi böyle oluşturuyorum.


Özellikle yazmak istediğim bir konu yok. Güney Afrika’da yaptığım safarideki deneyimlerimden yola çıkarak yazdığım, Afrika’nın vahşi bölgelerinde geçen kitabım Die Again yakında çıkacak. Şu an ki projem, “Playing With Fire”. Hâlâ üzerinde çalıştığım ve Venedik’te geçen bu kitabın ilhamını, perili bir nota kâğıdı hakkında gördüğüm bir kâbustan aldım. Sıradaki kitabım ne hakkında olur hiç bilmiyorum!

"Rizzoli & Isles" televizyon dizisi olarak ekrana uyarlandı. İzleyicilerin yoğun ilgisi nedeniyle de sezonlarca uzatıldı. Bu sizi zorlamadı mı?

"Rizzoli & Isles"ın popüler olmasından çok mutluyum çünkü insanların kitapları da merak edip almasını sağlıyor. Diziyi ben yazmıyorum, onların kendi senaryo ekibi var. Karakterlerde çok fazla değişiklik yaptılar ama bu beni pek rahatsız etmedi. Dizi büyük bir başarı sağladı ve çok sayıda insanın Jane Rizzoli ve Maura Isles’ı duymasından memnunum. Her zamanki gibi kitaplarımı yazmaya devam ediyorum, dizi kitaplarımda değişiklik yapmama neden olmadı.



2011 yılında Türkiye’ye geldiniz. Fuarda yoğun bir ilgiyle karşılaştınız öyle ki okurlarınız sizden imza alabilmek için saatlerce kuyrukta bekledi. Türkiye’de böyle bir ilgiyle karşılaşmayı bekliyor muydunuz?

Kitaplarımın Türkiye’de bu kadar ünlü olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu. Fuarda birçok okuyucumla buluşmak beni heyecanlandırmıştı. Türkiye’yi ziyaret etmeyi seviyorum, birçok kere turist olarak geldim ama o ziyaret her şeyi daha da hoş yaptı. Şimdi yine okurlarımla buluşacağım için çok heyecanlı ve mutluyum.


İstanbul büyüleyici. Tarihi ve arkeolojiyi severim, bu da tüm ülkeyi benim için harika yapıyor. Yıllar önce kocamla Türkiye’nin batı kıyıları boyunca gezdik, sonra daha iç kısımlara yol aldık. İnsanların ne kadar dostane ve misafirperver olduğunu görmek bizi çok etkiledi, hem iç kesimlere ilerledikçe İngilizce bilen sayısı azaldığı ve tabii Türkçe bilmediğimiz halde. İstanbul’u bir kitaba nasıl eklerim diye çok düşündüm, umarım bir gün bir kitabımda yer alır.

Yeni roman hazırlığı var mı?

"Rizzoli & Isles" hikâyesi "Die Again", Amerika’da 30 Aralık’ta çıkacak. Botswana’da safari yaparken kaybolan yedi turisti anlatıyor. Altı yıl sonra, Jane Rizzoli, Boston’da seri cinayetler hakkında araştırma yaparken, kayıp turistler hakkında bir ipucuna rastlar. Ve Jane ana ipucunu bulmak için Afrika’ya gitmek zorundadır. Şimdi ise "Playing With Fire"ı yazıyorum. Berbat bir geçmişe sahip bir nota kâğıdı hakkında Venedik’te geçen bir kitap. Kemancı onu ne zaman çalsa, kızı kötü bir şeyler yapıyor. Kemancı ise bu notaların gizemli geçmişini keşfetmek zorunda.



Vatan Kitap

Röportaj İlişkili Yazarlar

8,5/ 10  (3.319 Oy)