• Eğer, bütün etrafındakiler panik içine düştüğü
    ve bunun sebebini senden bildikleri zaman
    sen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen;

    Eğer sana kimse güvenmezken sen kendine güvenir
    ve onların güvenmemesini de haklı görebilirsen;

    Eğer beklemesini bilir ve beklemekten de yorulmazsan
    veya hakkında yalan söylenir de sen yalanla iş görmezsen,
    ya da senden nefret edilir de kendini nefrete kaptırmazsan,
    bütün bunlarla beraber ne çok iyi ne de çok akıllı görünmezsen;

    Eğer hayal edebilir de hayallerine esir olmazsan,

    Eğer düşünebilip de düşüncelerini amaç edinebilirsen,

    Eğer zafer ve yenilgi ile karşılaşır
    ve bu iki hokkabaza aynı şekilde davranabilirsen;

    Eğer ağzından çıkan bir gerçeğin bazı alçaklar tarafından
    ahmaklara tuzak kurmak için eğilip bükülmesine katlanabilirsen,
    ya da ömrünü verdiğin şeylerin bir gün başına yıkıldığını görür
    ve eğilip yıpranmış aletlerle onları yeniden yapabilirsen;

    Eğer bütün kazancını bir yığın yapabilir
    ve yazı-tura oyununda hepsini tehlikeye atabilirsen;
    ve kaybedip yeniden başlayabilir
    ve kaybın hakkında bir kerecik olsun bir şey söylemezsen;

    Eğer kalabalıklarda konuşup onurunu koruyabilirsen,
    ya da krallarla gezip karakterini kaybetmezsen;

    Eğer ne düşmanların ne de sevgili dostların seni incitmezse;

    Eğer aşırıya kaçmadan tüm insanları sevebilirsen;

    Yeryüzü ve üstündekiler senindir

    Ve dahası

    sen bir İNSAN olursun oğlum..
  • "Anlatmak istediğim, eğer herhangi bir şeyin şekli, insanlar tarafından resmedilmek için üzerinde düşünülmeye değiyorsa, o şey, insanın en derin düşüncelerine de değer demektir."
  • "Eğer yaralıların kaderi yangında ölmekse, bunu önleyen ben olmayacağım."
  • çevrende herkes şaşırsa bunu da senden bilse
    sen aklı başında kalabilirsen eğer
    herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır
    hem kendine güvenebilirsen eğer
    bekleyebilirsen usanmadan
    yalanla karşılık vermezsen yalana
    kendini evliya sanmadan
    kin tutmayabilirsen kin tutana
    düşlere kapılmadan düş kurabilir
    yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer
    ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir
    ikisine de vermeyebilirsen değer
    söylediğin gerçeği eğip büken düzenbaz
    kandırabilir diye safları dert edinmezsen
    ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz
    koyulabilirsen işe yeniden
    döküp ortaya varını yoğunu
    bir yazı-turada yitirsen bile
    yitirdiklerini dolamaksızın dile
    baştan tutabilirsen yolunu
    yüreğine sinirine dayan diyecek
    direncinden başka şeyin kalmasa da
    herkesin bırakıp gittiği noktada
    sen dayanabilirsen tek
    herkesle düşüp kalkar erdemli kalabilirsen
    unutmayabilirsen halkı krallarla gezerken
    dost da düşman da incitemezse seni
    ne küçümser ne de büyültürsen çevreni
    her saatin her dakkasına
    emeğini katarsan hakçasına
    her şeyiyle dünya önüne serilir
    üstelik oğlum adam oldun demektir.

    |Rudyard Kipling|
  • Adam Olmak

    çevrende herkes şaşırsa bunu da senden bilse
    sen aklı başında kalabilirsen eğer
    herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır
    hem kendine güvenebilirsen eğer
    bekleyebilirsen usanmadan
    yalanla karşılık vermezsen yalana
    kendini evliya sanmadan
    kin tutmayabilirsen kin tutana

    düşlere kapılmadan düş kurabilir
    yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer
    ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir
    ikisine de vermeyebilirsen değer
    söylediğin gerçeği eğip büken düzenbaz
    kandırabilir diye safları dert edinmezsen
    ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz
    koyulabilirsen işe yeniden

    döküp ortaya varını yoğunu
    bir yazı-turada yitirsen bile
    yitirdiklerini dolamaksızın dile
    baştan tutabilirsen yolunu
    yüreğine sinirine dayan diyecek
    direncinden başka şeyin kalmasa da
    herkesin bırakıp gittiği noktada
    sen dayanabilirsen tek

    herkesle düşüp kalkar erdemli kalabilirsen
    unutmayabilirsen halkı krallarla gezerken
    dost da düşman da incitemezse seni
    ne küçümser ne de büyültürsen çevreni
    her saatin her dakkasına
    emeğini katarsan hakçasına
    her şeyiyle dünya önüne serilir
    üstelik oğlum adam oldun demektir

    Çeviri: Bülent ECEVİT
    Rudyard KİPLİNG

    Şu şiirin her dizesini ayrı ayrı yorumlamak gerekir esasiyetinde...Ama ben bana hitap eden dizeyi yorumluyayım.
    "Ömür verdiğin işler bozulsada yılmaz koyulabilirsen işe yeniden..."hayatın özeti gibi de mi dost?bişeyleri elde etmek için öyle ya da böyle bir bedel ödemek zorundayız.bazen öyle şeyler oluyor ki emek verdiğimiz işimizde, uğraşımızda,ilişkimizde ve daha nelerde nelerde beklemediğimiz anda beklemediğimiz bir olayın içinde beklemediğimiz bir kişi ile karşı karşıya kalabiliyoruz.Başımızdan kaynar sular da dökülse,bir daha yapamayacak,sevemeyecek,güvenemeyecek,güçlü olamayacakmışız gibi hissetsekte yılmadan yorulmadan yine koyulacağız çalışmaya,sevmeye ,güçlü olmaya ...Hayat bu çünkü... Üzgünüm ama pes edenler sadece yolda kalmıyor ya da pes edince yaşanılanlar tekerrür etmeyecek diye birşey yok . tekerrür edecek ve seni eskisinden daha güçsüz,sevgisiz ,yılmış gördüğü için daha da üstüne yürüyecek .yani pes ettin diye yolun kenarına konulmuyorsun. Üstüne basılıp basılıp geçiliyor.İşte bu yüzden dik durmak,yürümek ve bu yolda ilerlemek zorundasın!!!
    RÜVEYDA DİRİK

    yorumlamak istediğiniz dizeleri sizlerde yorumlayabilirsiniz.
  • Eğer
    Şair: Rudyard Kipling
    Eğer, bütün etrafındakiler panik içine düştüğü
    ve bunun sebebini senden bildikleri zaman
    sen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen;
    Eğer sana kimse güvenmezken sen kendine güvenir
    ve onların güvenmemesini de haklı görebilirsen;
    Eğer beklemesini bilir ve beklemekten de yorulmazsan
    veya hakkında yalan söylenir de sen yalanla iş görmezsen,
    ya da senden nefret edilir de kendini nefrete kaptırmazsan,
    bütün bunlarla beraber ne çok iyi ne de çok akıllı görünmezsen;
    Eğer hayal edebilir de hayallerine esir olmazsan,
    Eğer düşünebilip de düşüncelerini amaç edinebilirsen,
    Eğer zafer ve yenilgi ile karşılaşır
    ve bu iki hokkabaza aynı şekilde davranabilirsen;
    Eğer ağzından çıkan bir gerçeğin bazı alçaklar tarafından
    ahmaklara tuzak kurmak için eğilip bükülmesine katlanabilirsen,
    ya da ömrünü verdiğin şeylerin bir gün başına yıkıldığını görür
    ve eğilip yıpranmış aletlerle onları yeniden yapabilirsen;
    Eğer bütün kazancını bir yığın yapabilir
    ve yazı-tura oyununda hepsini tehlikeye atabilirsen;
    ve kaybedip yeniden başlayabilir
    ve kaybın hakkında bir kerecik olsun bir şey söylemezsen;
    Eğer kalp, sinir ve kasların eskidikten çok sonra bile
    işine yaramaya zorlayabilirsen
    ve kendinde 'dayan' diyen bir iradeden
    başka bir güç kalmadığı zaman dayanabilirsen;
    Eğer kalabalıklarda konuşup onurunu koruyabilirsen,
    ya da krallarla gezip karakterini kaybetmezsen;
    Eğer ne düşmanların ne de sevgili dostların seni incitmezse;
    Eğer aşırıya kaçmadan tüm insanları sevebilirsen;
    Eğer bir daha dönmeyecek olan dakikayı,
    altmış saniyede koşarak doldurabilirsen;
    Yeryüzü ve üstündekiler senindir
    Ve dahası
    sen bir İNSAN olursun oğlum...
  • Cahildirler kadından üstün olduğunu sananlar demiş, Mevlana.

    Kadın, bilmeyene nefs, bilene nefestir demiş, Şems-i Tebrizi.

    Goethe'ye göre, kadını, şarabı, şiiri, müziği sevmeyen, ömrü boyunca ahmak kalır.

    Karl Kraus'a göre, bir kadın olmadan yaşanmayacağı doğru değildir, bir kadın olmadan yaşanmış olunmaz sadece.

    Winston Churchill, benim en parlak başarım, eşimi benimle evlenmeye ikna etmemdir diye özetlemiş.

    Charlotte Whitton ise, kadınlar, hayatta yapmaları gereken şeyleri, kendilerinin yarısı kadar bile iyi olmayan bir erkeğin yaptığından iki kat iyi yapmak zorundadır, neyse ki, bunu yapmak zor değil diye gülümsemiş.

    Lynda Lee-Potter'a göre, güçlü erkekler, kadınların desteğiyle başarılı olurlar, güçlü kadınlar ise kocalarına rağmen başarılıdır.

    Aristotle Onassis, eğer ki kadınlar olmasaydı, dünyadaki paranın hiçbir değeri kalmazdı diye izah etmiş.

    Rudyard Kipling, kadının tahmin ettiği şey, erkeğin emin olduğu şeyden daha doğrudur demiş.

    Henry Miller'a göre, kadınlarla ilgili yapılabilecek üç şey vardır; onu sevebilir, onun için acı çekebilir, ya da onu edebiyata çevirebilirsin.

    Victor Hugo'ya göre, kadınsız erkek, horozsuz tabanca gibidir, erkeği ateşleyen kadındır.

    Honore da Balzac, bir kadına inanmak, ona tapmak, onu hayatın başlangıç noktası, ışığı bellemek… Bu, yeniden doğmak değil de nedir, diye sormuş.

    Charles Bukowski, hıçkırarak ağlayan bir kadının gözyaşları, ağlatan adamın başına geleceklerinin altına atılacak imzadır diye uyarmış.

    Tolstoy, kadın öyle bir konudur ki, onu ne kadar incelersen incele, her zaman yepyenidir demiş.

    Turganyev, bütün dehamı, bütün eserlerimi, akşam yemeğine geç ya da erken gelmemle candan ilgilenen bir kadın uğruna feda etmeye hazırım, diye yazmış.

    Gökyüzünün yarısını kadınlar taşır diye Çin atasözü var.

    Kadın, bir erkeğin kendisini sevmediğini, ondan daha önce farkeder diye Rus atasözü var.

    Pablo Neruda, bir kadın söyleyeceği çok şey olduğu halde susuyorsa, erkek artık tüm şansını kaybetmiştir demiş.


    Cemal Süreya da Neruda'yla aynı açıdan bakmış…


    Kadınlar susarak giderler / çok uzun emekler verir ilişkisini yürütmek için / birinin kadını olmayı yüreği, beyni, ruhu o kadar zor kabul etmiştir ki, başka bir adama ait olmayı istemez

    Erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela / tam tersi, konuşmamız lazım der

    Erkekler de en çok bu cümleye sinir olurlar / ertelenir o konuşmalar, maç bitimine, yemek sonrasına ve daha birçok lüzumsuz şeyin ardına ötelenir

    Kadınlar inatçıdır / hayata tutundukları gibi, aşklarına da sahip çıkarlar

    Bu yüzdendir, konuşup derdini anlatma isteği / karşı tarafı ikna edene kadar uğraşırlar

    Sonunda pes eder adam / bir ışık görür kadın, tüm derdini paylaşır

    Genellikle ne cevap alır? / abuk sabuk konuşma! / gereksiz ve saçma gelmiştir adama anlatılanlar, hiç de üstünde durmamıştır

    Yine bir sıkıntı, tatmin edilemeden geçiştirilir ve adam gün gelip bunların kendisine ok gibi döneceğini bilemez

    Bir kadın şikayet ediyorsa, ya da erkeklerin deyimi ile vıdı vıdı ediyorsa; erkek bilmelidir ki, o ilişkiden hâlâ ümidi vardır kadının / yürütmek, birlikte yaşamak, sorunları çözerek mutlu olmak istiyordur / daha önemlisi, o adamı hâlâ seviyordur

    Kadın susarak gider! / en önemli detaydır, erkeklerin hiç anlayamadığı durum işte bu kadar basittir

    O gün gelene kadar konuşan, kavga eden, tartışan kadın, kendini sessizliğe vermiştir / ne zaman ümidini o ilişkiden kestiyse, o zaman sevgisi de yara almış demektir

    Yüreğindeki bavulları toplamıştır / kafasındaki biletleri almış ve aslında bedeni orada durarak, ilişkiden çıkıp gitmiştir

    Kadın, gerçekten gitmişse, çok sessiz olmuştur ayrılışı, kimse hissetmeden, kapıları vurup kırmadan gitmiştir

    Her akşam eve geldiğinde, kapının açıldığını gören adam anlamaz ama, bir kadın sessizce gider / ne mutfağında yemek pişiren, ne yan koltukta televizyon izleyen, ne gece ruhunu kenara koyarak yatakta sevişmeye çalışan kadın, artık o kadındır

    Bir kadının çığlıklarından, kavgalarından korkmamak gerekir, çünkü kadının gidişi sessiz ve asildir.


    İstanbul Sözleşmesi budur.


    Hukuki metnini okumana inan gerek yok…

    Sözleşme aslında bu söz'lerdir.


    Gel gör ki, değil sözleşme, antlaşma yapsan nafiledir.

    İşte en yukarda yazıyor, tee 800 yıl öncesinden seslenmiş Mevlana…

    Kadından üstün olduğunu sananlar, cahildir.

    Başa çıkamadıkları, biat ettiremedikleri, boyun eğdiremedikleri, konuşmasına bile tahammül edemedikleri kadınların ağzını yırtarcasına, sözleşmeyi yırtıp atmaya çalışmaları normaldir.