Yeis, Ümitsizlik..
Asla ümitsizliğe kapılmamalıdır. Çünkü, yeis, ferd, aile ve milletlerin en dehşetli bir hastalığıdır. Bir yönüyle, acizlik ve korkudan kaynaklanır.

Ümitsizlik, hayatı anlamsız yapar ve çekilmez hâle getirir. Maddî imkânları yerinde olsa da yeise düşen insanlar, ya alkol ve uyuşturucuya, ya başka bir sapıklığa veya intihara teşebbüs edebilirler. Çünkü onlara göre hayatın mânâsı kalmamıştır artık.

İslâm ise, ruh ve kalblere huzur getirir. Yeis bu huzuru baltalar, tahrip eder, öldürür. Yeis terakkî ve ilerlemenin de en büyük ayakbağıdır.
İnsan heyecanlı ve hareketli bir fıtrata sahiptir. Bunu ise ancak ümitle kazanır. Yeis ise ümidi öldürür, heyecan ve hareket bırakmaz insanda.
Tembellik de yeis bataklığında yaşar.
Toplum hayatını alt üst eden yeis, ferdi, toplumu düşünmekten koparıp, şahsî menfaatlerine yöneltir.

Yeis bir mânâda, rahmet-i İlâhîyi de suçlamak demektir. Allah’ın sonsuz gücüne, yardımına, esirgeyicilik ve bağışlayıcılığına güvensizliktir.

Ümitsizlik hakkında daha pek çok şey söylenebilir. Ancak mühim olan bu hastalığı tedâvî edebilmektir. Cenâb-ı Allah, Kur’ân-ı Kerîm’inde, Müslümanlara ısrarla yeis ve ümitsizlikten uzaklaşmaları îkazında bulunur:

“Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz.” (Zümer Sûresi, 35.)

Bunun yanında doğrudan, yahut dolaylı olarak yüzlerce, binlerce âyet-i kerîme ümidi aşılarken, yüzlercesi de ümitsizliğe düşmemenin yollarını gösterir.

Elbette sonsuz gücü, sonsuz hikmet ve kudreti, sonsuz merhameti bulunan bir Rabb-i Rahîm’e inanan bir Müslüman, asla ümitsizliğe düşmez. Üzüntüsü yeise dönüşmez, inançsızlarınkine hiç benzemez.

Yeisin önemli bir ilâcı, kadere imân olduğu için mü’min üzüntüde de ölçülü olur. O bilir ki her şey kader ile takdir edilmiştir. Kaldıramayacağı hiçbir yük yüklenmemiştir.
Unutmayın:

- Yeis, aczden gelir. Yeis, mâni-i herkemâldir. Hamiyet ise, şiddet-i mevânia karşı şiddetle metânet etmektir. (Münâzarât, s. 30.)

- Yeis; ümmetlerin, milletlerin “seretan” (kanser) denilen en dehşetli bir hastalığıdır. Ve kemâlâta mani ve “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz!” hakîkatine muhaliftir.

- Yeis, en dehşetli bir hastalıktır ki, âlem-i İslâmın kalbine girmiş.
- Yeis mâni-i her kemaldir. “Neme lâzım, başkası düşünsün” istibdadın yadigârıdır.
- İnsanları canlandıran emeldir, öldüren yeistir.
(Mektûbât, Bediüzzaman Said Nursî, Yeni Asya Neşr., s. 447.)


(Alıntı)

Tertuliano Maximo, bir alıntı ekledi.
13 May 16:43 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

İnanç gerçek bir ruh hastalığıdır. Ne kadar çabalarsak çabalayalım asla düzelmez. Bahtsızların ruhuna işlemesi daha kolaydır. Çünkü inanç onları sakinleştirir, kötülüklere sükunetle katlanmalarını sağlayacak safsatalar sunar. Bu ruhlardan inancı sökmek diğerlerinden daha güçtür.

Sodom, Marquis De Sade (Sayfa 313 - Chiviyazıları Yayınevi 8.Baskı)Sodom, Marquis De Sade (Sayfa 313 - Chiviyazıları Yayınevi 8.Baskı)
Semanur Yılmaz, bir alıntı ekledi.
25 Nis 22:04 · Kitabı okudu · 10/10 puan

_Telkin?
_ Evet, en iyi sinir ilacı; çünkü sinir tutulması bir ruh hastalığıdır ve ilacı maddi olmamalı.

Bir Akşamdı, Peyami Safa (Sayfa 22 - Ötüken)Bir Akşamdı, Peyami Safa (Sayfa 22 - Ötüken)
Fırat Özbey, bir alıntı ekledi.
30 Mar 23:06 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Her hastalık, aslında bir ruh hastalığıdır.
Novalis

Soğuk - Bir Soyutlama, Thomas Bernhard (Sayfa 5 - Sel)Soğuk - Bir Soyutlama, Thomas Bernhard (Sayfa 5 - Sel)

Hased öyle bir ruh hastalığıdır ki, ona hiç bir doktor çare bulamaz. Yeter ki Allah (c.c.)’ın yardımı tahakkuk etsin

Berra Nisa GENÇ, bir alıntı ekledi.
24 Mar 13:45 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Aşk Ve Hastalık
Platon'a sorarlar: "Aşk nedir?"
Platon: "O bir Ruh hastalığıdır." der.
"Hastalıkların hepsi bedende başlayıp ruha sirayet eder; oysa yalnızca aşktır ki, önce ruha isabet eder, sonra bedene yayılır."

Bilgelik Hikâyeleri 2, Cevdet Kılıç (Sayfa 62 - İnsan Kitap)Bilgelik Hikâyeleri 2, Cevdet Kılıç (Sayfa 62 - İnsan Kitap)
ömer selçuk, bir alıntı ekledi.
22 Mar 12:38 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Sıkıntı için miskinlerin ya da işsizlerin hastalığı dedikleri sık sık kulağıma çalınıyor. Oysa çok daha karmaşık bir ruh hastalığıdır bu: Sıkıntı zaten meyilli olanlara musallat olur, üstelik sahici miskinlerden çok çalışanları ya da çalışır gibi yapanları (bu durumda bu ben oluyorum) sever.

Huzursuzluğun Kitabı, Fernando PessoaHuzursuzluğun Kitabı, Fernando Pessoa